Bir virüs nelere kadir canım okuyucu, dur bak anlatayım...
Müzikçaları fark etmeyen bilgisayar çok haklıymış, bir virüsle cenk halindeymiş(canı çıksın, ee tabii varsa).
Formatı yiyince kendine gelen müzikçalar adeta ilk günki gibi pırıl pırıl oldu, bilgisayarda onunla aynı kaderi paylaştı elbette...
Yalnız bir sorun vardı ki saat 08:45 olmuştu ve benim evden çıkmak için 10 dakikam vardı. Şarkıları yükleyemeden çıktım tabii: 'Ne de olsa telefonun radyosu var, bugün de ona takılırım.'
Ha ha, hahaha, zuhahahaha, canım solar, radyo var olmasına var da, acaba radyoda adam gibi şarkı var mı? Bir buçuk saatlik okul yolu bitmek bilmedi, radyoya ancak bir saat katlanabildim ve bu bir saat içinde zevkle dinlediğim sadece bir şarkı çıktı; Sonique-Sky
Onun dışında bir şarkı var ki, durup durup "vay beh!" demek geliyor içimden. Beni iki dakikada esir alan şarkıdan aklımda kalanlar sağolsun;
"şarabı şişeden içmişim, balı peteğinden yemişim, her gün şarkı söylemişim, vay be ben neymişim"
Oha lebron ceymzz...
Şarkının gerisini de sizin hayal gücünüze bırakıyorum. Ben de kendi çapımda bişeyler seslendirmek istiyorum:
"suyu şişesinden içmişim, müzikçalarıma format atmışım, radyoya uzun süre katlanmışım, vay be ben neymişim"
Tek taşını kendi alıp tek başına kendi takan hemcinslerim bu şarkıyı da kanıksayacaklardır. Ben mi, ben tek taş sevmem. Uzaylı olduğum konusunda yeterince delilim oldu artık. Şimdilerde Sirius-C'ye geri dönme planları yapıyorum. Elli sene sonra yukarlardan bir yerden size el sallarım (sizin türünüz için uzun bir süre sayılabilir bu, benim türüm için değil).
Bugün orada da cumartesi mi?
Gülme, incinirim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder