Bir pazar günü ne yaparsanız yapın sıkıcı bir gündür.
Sevdiğiniz bir filmi bilmem kaçıncı defa izlersiniz ama gün daha bitmemiştir. Sevdiğiniz bir albümü baştan başa dinlersiniz fakat pazar günü hala size bakıp sırıtıyordur; kitap okumaksa hiç içinizden gelmez.
Bir pazar günü hava güneşli de olsa kasvetlidir. Ne siyahtır ne de beyaz, tıpkı Morrissey'in dediği gibi gridir; kararsızdır...
Sanırım bu pazar günü benim yapabileceğim en anlamlı şey Morrissey abi eşliğinde yeni yıla dair istekleri sıralamaktır: Birinci isteğim şişman ve tembel bir kedi (Garfield), ikinci isteğim bana alakasız zamanlarda alakasız cümleler kuracak sevimli bir robot (Marvin), üçüncü isteğim yemeklere en uygun baharatları seçecek bir fağğe (Remy) ve son isteğim bunların bir arada yaşamasına olanak verecek kadar barış ve huzur.
Noel baba??? Offff, daha seninle suya yazı yazacaktık ama, erken pes ettin:(
(ve Noel baba geyikleriyle kaçarken "Senin bu yılki hediyen; no hope no harm" diye bağırır)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder