19 Aralık 2007 Çarşamba

dayım var benim,yaa...

Her hediye özeldir elbette ama bazılarına bakınca gözleriniz yaşarır çünkü alan kişiyi çok iyi tanırsınız; angarya 'hediye alma zamanlarını' sevmeyen sadece içinden geldiği için hediye alan biridir benim canım dayım..

Bana bu evi getirdiğinde küçülüp evin içinde dolaşmayı düşlemiştim, halen baktıkça da bunu düşlüyorum (aslında benim için büyük bir ev, temizliğine yetişemem bikere:P).

Bir de ayıcıklı bir bardak aldı bana. Görür görmez 'Ders çalışma bardağııı!!' dedim. Kahve için idealdi, hem büyük hem de ince. Üzerinde 'mach mal pause' yazıyordu. Dayım 'Aldık ama kötü bişey yazmıyordur heralde?' diyerek ingilizce bilen yeğnine olan güvenini belirtti. Ben de 'ya ingilizcede 'mal' diye bi kelime duymadım hiç... Mach hız birimi, pause durmak...' diye saçmalamaya başladım. Be hey solar, bir de yeryüzünde ben bi sene almanca hazırlık okudum diye dolanıyorsun, o sözcükler ingilizce mi, almanca yahu...'Bir kere daha mola ver' gibi bi anlama geliyor hem de...

Şimdi bardağa her baktığımda çalışmayı bırakmak geliyor içimden, sadece anlamını ilk okuduğumda çözememekten değil, tembellik yapmak istediğimden de aynı zamanda; keşke hep ingilizce olduğu zannedip ne anlama geldiğini çıkaramasaydım diyorum yani canım okuyucu.

Yaaa yaaa, böyle şeyler bile etkiliyor beni işte...

Hiç yorum yok: