haberin yok.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haberin yok.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2010 Çarşamba

dahalarım bitmemişken

naber deme öyle,

habire.

bildiğin,

aynı işte;

gördüklerim/bildiklerim/sustuklarım/söylediklerim.

değişir mi hiç insan,

döne döne?

(tüm hakları yanlışlığıma aittir)

12 Kasım 2009 Perşembe

niye gittim

Şimdi pek çaktırmadım ama epeydir yoktum. Ha, bunun yazma yeteneğim üzerindeki olumsuz etkileri üzerinde ayrıca durucam zaten. Döncem ben sana. Ehe, neyse. Asıl konumuza gelelim.

Biz böyle acayip huzurlu yemyeşil ve mutlu bi sitede oturuyorduk. Etrafta şen kahkahalar atan şen çocuklar vardı. Böhühüh... Kendi evimize taşındık şimdi. Acayip dağbaşında bi yer. İnternet buraya nasıl ulaşabiliyor hayret ediyorum hatta. Türk Telekom'u tebrik etmem lazım, bunca yıl "link ışığı yanıyor!!!" diye böğürüp bildiğim tüm sabır cümlelerini içimden geçirken cidden haksızlık etmişim. Ne diyor belediye, çalışınca oluyore.

Arkamızdaki mezarlık sayesinde yaşamın ne kadar fani olduğunu, etrafımdaki sessizlik nedeniyle de televizyondan gelen çatur çutur seslerin aslında ne kadar korkunç olduğunu anladım. Köpekleri saymıyorum, bugün sayelerinde derse geç kaldım. Sibirya kurdundan tut, Alman kurduna kadar, köpek diye nitelendiremeyeceğim hayvanlarla dolu etrafım. Pek sevimli değil. Canım çok fazla sıkılıyor aslında ve bu büyük oranda KPSS'ye istediğim gibi hazırlanamamamla alakalı. Bu sınavı ciddiye alan tek yaratık benim şu anda, bizimkiler neye güveniyor bilmiyorum. Galiba bana. Ben kendime güveniyor muyum, hayır. Yeterince delilim yok şu an için. Çok umutsuzum. Hayat berbat.

Şimdi bu odayı boşaltmam lazım, oda değişikliği yapıyoruz malum... Dua et günlüg, bişeyler daha iyi gitsin. Bişeyler işte, ben bu çatı katına ısınayım, insanlar yağmurun pıt pıtına "aa negzel..." derken ben de "bence deee" diye atlayayım hemen.

Okula hiç gitmek istemememi saymıyorum bile. Nefret ne demekmiş bu sene öğrendim. Yazmayacaktım işte ya. Benim için işler iyi gitmiyor, umarım düzelir. İnternet bağlantım kopmazsa ya da bir sabah bir Alman kurdu tarafından hurharca katledilmezsem buralardayım yine.

Öptüm canlar.

düzeltme: Ayrıca domuz gribiyim sanırım ya. İyileşemedim bi türlü...

10 Ağustos 2008 Pazar

somewhere around nothing

Anlatmak istediğim; ne kimseyi engelledim, ne de başka bi hesap açtım (bir yahoo-ki kendisi sol tarafta-, bir gmail, bir(rakamla 1) de msn adresim dışında bana ait hesap yok). Evet, paranoya iğrenç bişey ama hepsi boşuna. Gördüğünüz üzere msn'i açtığım zamanlar muhabbetime doyum olmuyor, telefonda da daha farksız değil; 'iyiyim', 'her zamanki gibi işte'den daha yaratıcı sonuç cümleler kuramıyorum, hatta iç monologlarım bile hızlanarak azalan dramatik bir düşüş içerisinde.

Ne bileyim, konuşunca ne değişiyor ki, bari kelimeler ziyan olmasın diye düşünceler içerisindeyim bu aralar, ha-ha.

24 Mayıs 2008 Cumartesi

ella ella ella e e, eee?

Bir cumartesi öğleni(bak baaak, hem de final döneminde) solar yine uyanır, ekmek alır, kahvaltıda uzun uzun düşünür ve sonuca varır:
(aaa ne tuhaf, bazen ben de sonuca varabiliyorum demek)

- Ben tekvandoya başlıycam sınavlardan sonra.
+ :)

-Kendime kedi alıcam, beyaz, ama onu yanımdan ayırmıycam hiç.
+ :)

-Ders çalışayım en iyisi ben..
+ :)
-Aslında ben, sadece, neyse, tamam.

İnsanlar benimle yaşamayı çoktan öğrenmiş, adaptasyon dedikleri bu olsa gerek.

Halen lafla peynir gemisi yürütmeye çalışıyorum, ehik, ceviz getireyim yersin? Bulutsuzluk Özlemi dinler misin? Dinle bence, hiç bi kere hayat bayram olmadı ki, ya da delirdik, her nefes alışımız bayramdı..

Şimdiiiğğğ.

*Boşver boşver, bu yazıya yorum yazmak için klavyeni tüketme, kapadım zaten.

**Başlık umbrella'nın(vanilla sky yorumu tabii ki de) nakarat kısmı ya da bir kısmından uyarlandı işte, üf, hem onu boşver, Sözlerimi geri alamam daha iyi.

20:54 itibariyle düzeltme:

Zifiri'nin illa ki yorumu:
-diyalog arı filmindeki anne-baba barry diyaloğuna benzemiş. (:

Solar'ın illa ki cevabı:
-cevab veremedi.