güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2010 Cuma

emanetin bekçisiyim

Çocuklarıma en çok senden bahsedeceğim.

Umudum var! Başaramayacaklar. Sefalet içinde, salt bir inançla emperyalizme karşı kazanılan ilk ve tek savaşın haklı gururunu ve getirdiği değerleri o birtakım dış mihraklar ve içerideki güve yandaşları yiyerek bitiremeyecekler.

Çünkü ben çocuklarıma en çok seni anlatacağım, çünkü biliyorum ki seni anladıklarında ülkeleri için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilecekler, kendi ülkelerinin kaderlerini yine kendi karakterleri, zekaları ve inançlarıyla tayin edecekler.

Umudum var, çünkü 87 yıldır başaramadılar. Bizi senden de, cumhuriyetten de soğutamadılar.

Başaramayacaklar, çünkü çocuklarıma en çok seni anlatacağım ben. Çocuklarım en çok bu bayramı sevecekler. Yıllar sonra göstermiş olduğun hedeflere ulaşıp coşkuyla diyecekler ki; "Bayramın bugün daha da kutlu ve mutlu olsun Büyük Türk Milleti."

(Beni neden bir an önce çocuklarıma kavuşturmak istemediğinizi artık daha iyi anlıyorum.)

11 Haziran 2009 Perşembe

kahve vs.

Meşhur "kahve + altı=> kahvaltı" kaynaşmasını bilmeyen yoktur heralde, gerek lisede gerek dersanelerde çokça çalındı kulaklarımıza. Yalnız çok sık kullandığımız kelimelerin anlamlarını görmezden gelebiliyoruz bazen, kahvaltıdan sonra kahve içmek bu yüzden pek yaygın bir eylem değil, ama işte atalarımızın bir bildiği varmış zamanında. Kahveden önce kahvaltı yapma fikrinin güzelliğini kahvaltının ardından içtiğin kahveyle algılayabiliyorsun ancak.

Pek bir keyifli.

Hele bir de seneye bu vakitlerde üniversite denen kabusun biteceğini düşündükçe daha keyifli oluyor. Üç senedir dördüncü sınıf olmanın bir insanı nasıl mutlu edeceğini hayal ediyordum. "Acayip mutlu oluyosundur ya kesin bana olmaz" diyordum da oldu bana, acayip mutlu oluyormuşsun cidden de. Biliyorum hayatımdaki tüm sıkıntılar elemine olmayacak ama 'üniversiteli heyecanlı gençler' kitlesinden kurtulacağım en azından.

Yüksek lisans mı dedin? " :))))))))) " Sözü Pet Shop Boys'a bırakıyorum;

"Don't have to be
A big bucks Hollywood star

Don't have to drive
A super car to get far
Don't have to live
A life of power and wealth
Don't have to be

Beautiful but it helps";)


E dolayısıyla yüksek lisans denen zıkkımı bin türlü çileyle yapmaya, bu sü
reçte etrafımdaki insanların yapmacık saygı/sevgi gösterilerine de ihtiyacım yok. Para dersen hayatın amacı değil, sadece hayatını başkasına muhtaç olmadan yaşamanı sağlayacak bir araç.

Yani diyom ki;

"You need more

You need more

You need more
You need more
You need love..."

(İngilizce kısımların hepsi Pet Shop Boys'a ait: love etc. Son bir haftadır başka şarkı dinleyemiyorum da:) Klibi ayrıca güzel.)

(emeğe saygı)