delirdim mi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
delirdim mi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2009 Cumartesi

acil önlem planı

Sevgili Frigyalı hemşehrilerim;

Sele karşı bi acil önlem planı hazırladım, üstelik de paint'te. Buna göre hepimiz evlerimizin çevresine çukur kazarsak bişeycik olmayacak:) Bunlar da taşarsa ne olur bilmiyorum ama... Allah korusun, üst katlara, olmazsa çatıya çıkın ya bence:(

Yakında da evde kendi imkanlarımızla bot yapımını anlatıcam zaten. Öptüm şekerler...


(Bana ne, şakayı onlar başlattı.)

9 Eylül 2008 Salı

olur öyle

Serbest çağrışır ya bazen, saçmasapan olur bazıları da, yazayım dedim..

-Mersin deyince aklıma sivrisinek, ilaçlama arabası ve duman altında kalmış haşlanmış süt mısır gelir..

-Ne zaman ki çimlerin arasında bir açıklık görsem Soccer Kid'in tarlalı bölümünde futbolcu kartlarını toplarken gizli bölmeyi işaret eden çimlerin arasındaki açıklığı hatırlarım, yerin dibine inip oradaki kartı da almak isterim..

-Ne zaman 50 Cent'ten 'candy shop'ı ya da 'just a lil bit'i dinlesem gözümün önüne "acuğnn fiğağda" diyen sarışın, şapkalı, güzel mi güzel ablalar gelir..

-Otobüsten inmek isteyen biri 'müsait bir yerde inecek var' dediğinde aklıma 'mükemmel bir yerde inecek var' gafı gelir, sonra da şoförün 'buyrun, size layık değil ama' cevabı gelir, gülümserim..

-Televizyonda 'vak lili, vak vak lili' reklamını gördüğümde aklıma vaka-i vakvakiye gelir(di)..

-Ne zaman Saydım'ı dinlesem aklıma radyo programcısı Muzo gelir, zamanında 'her yerde çalındığına bakmayın bir süre parlayıp söneceklerden biri' demişti Ogün Sanlısoy için..

-Biri 'çalışmam lazım' dediğinde aklıma 'öğretmen tahtaya hep beni kaldırıyoo' diyen karbeyaz gömlekli Ali ve Ayşe Teyze gelir..

-Göz kararı süt katarken bişeye aklıma hep Nil gelir..

-Tarkan'ın 'Gül döktüm yollarına' şarkısını duyduğumda aklıma pırıltılı koyu yeşil arabamızla tatile giderken yoldan aldığımız yeşil kabuklu fındık ve henüz ayıklanmamış yer fıstığı gelir, her yer fıstığını hatırladığımda da midem bulanır (bu tespitin Angara Yerfıstığı'yla alakası yoktur:p)..

İnsan beyni kadar karmaşık bir başka yapı daha bilmiyorum, üstelik dişi versiyonu daha karışık oluyor bunların..

(anaa dalya yapmışım, 100. yazı:p)

8 Ağustos 2008 Cuma

bu program geçersiz bir işlem yürüttü kapatılacak

Ağustos sıcağında karınca olmak o küçük bedenlerden başka kimin haddine ki ben yapabileyim...

Daha üçüncü ispatta abimin "Ütü orda mı?" sorusunu; "Tweety orda mı?" diye algılayıp "Ne tweety'si yaağ?" diye sorgulayınca bunu daha iyi anladım. Dolabın üzerindeki tweety ile kısa bir göz temasının ardından kağıda "f(x)-L" yazıyordum ki zaten ben henüz çalışmaya başlarken arka arkaya "somewhere only we know-firar-nadas-elimde değil" şarkılarını çalmış kötü kalpli winamp yine yamuk yaptı; kendi kendine açılıp kapanmaya başladı, "ctrl+alt+delete" komutunun gerçek hayatta olmamasına ilk defa üzülmedim; işe yaramıyormuş o kadar da...

Neyse, demek istediğim illa çalışıcam diye gecenin bi yarısı korku filmi çevirmenin alemi yok günlüg, haksızsam 'comic sans ms' yazı tipinde, '24' boyutunda, 'siyah' harflerle "haksızsın" yaz şuraya şaşırmam, italik olsa bile şaşırmam. Hatta smiley bırak, güler geçerim, aa inanmıyor musun?

Hıh, gidip martılara simit atacağım işte, kitaptaki tüm matematikçiler de kudursun. Hatta ne güzel demiş Sting; i'm so happy i can't stop crying.

Mühim not: Eğer okumamış olsaydım bunu okumak isterdim.

(Ne bu cümle ya, birebir if clause çevirisi gibi... Hazırlığa dair hatırladığım en net ikinci şey oldu galiba, birincisi 'i wish you were a fish in my dish' idi bu galibasız. Ne günlerdi be... Uzaylılardan bahsederken üzerimde örümcek geziniyordu, neyse bunu başka yazıda anlatırım artık, bi de insanlar çok suskunsun demiyorlar mı, amaaan, kişi kendinin arkadaşıdır, doktorudur, mesela ben kendimin psikiyatrıyım:p)

Konuyla alakalı Selçuk Erdem karikatürü:

5 Ağustos 2008 Salı

dilek-şikayet kutusu

Aylardır attığım kağıtları hiç alan olmamış. İlginç.

.....
kafaya bir dikişte üç yudum içebildiğim tek içecek türünün üzerinde acıklı harflerle: "limon aromalı gazlı içecek" yazmasını istemiyorum. ne de, mahmut mu de, evet, gerekirse mahmut de, ama içerken tdk tarafından gözetleniyormuşum hissini yaşatma bana. üstelik çevir-aç-iç kapak da olmamış. çeviriyorum ama açamıyorum, biraz daha zorluyorum sağ baş parmağımla sağ işaret parmağım gazoz kapağı desenli oluyor, ondan sonra içiyorum. bunun bir litrelik olanının 250 ml. olanından olsa ne iyi olurdu (gülen melek çemberli smiley)
.....

.....
doktorların bir ilacı yazarken "karaciğerinizi yorabilir bu, karnınız ağrırsa, yüzünüz sararırsa bırakırsınız" tavsiyesine itiraz ediyorum. "karaciğer" mevzubahis, hani insanların bir sorun hissettiğinde bir sürü tahlil yaptırıp sorunu algılamaya çalıştığı insan organı, kuzu ciğeri değil... bi tarafı tedavi ederken başka bi tarafı yamultacaksan diğerleri hipokrat yemini ederken sen de 'sordum sarı çiçeğeee, annen baban var mıdığğğr' diye eşlik et(kafasından duman çıkan frankeyştanlı smiley)
.....

.....
lost'taki hurley'e bişi olmasın..
.....

.....
ben bedshaped'i dinledikten sonra bir anda çıkan lilalilalillaa lilalilalaa, inan yani komik değil, onu bırak, hiç hoş da değil, lütfen, rica ediyorum.. bi daha olursa şarkıyı silerim artık napim(şeytan gülüşlü smiley)
.....

.....
insanlar açlıktan ölmesin, savaşlar olmasın, terör olmasın, bi de son olarak berkecan tuğçecan'dan ayrılsın istiyorum(tüm dişleri ortada salakça sırıtan smiley)(aa bu benim lan)
.....

24 Temmuz 2008 Perşembe

dün yine seni andım gözlerim doldu

Sevgili fea,

Mektubunda bana sitem ediyorsun ama canım inan ki yüzde iki verimle çalışan bir beyin, nasıl bu kadar hızlı geçtiğini halen kavrayamadığım zaman ve şişkin ego kombinasyonuyla işler ancak bu kadar düzgün yürüyor. Seni unuttuğumu sakın düşünmeyesin e mi?

E ama sen de bütün etilleri bünyene toplamışsın da haber vermiyorsun:)) Ahah, şaka bir yana, bana haber vermediğin için çok kırıldım. Oralardan nasıl telafi edeceksin bilmiyorum, belki bikaç yıldız attırıverirsin gece penceremden fazladan dilek tutayım diye, buralarda tutulacak çok dilek oluyor. Nerde sende güneş toplayacak yürek, yan gelip keyif çatıyorsun yine değil mi? Hamak vardır umarım oralarda. Ben uzun bir süre evden çıkmamayı düşünüyorum, hem daha çok yazacak vaktim olacak bu sayede. Yine suratında o garip ifade oluşmuştur şimdi, ay canım, seni şeker şey.. Ulan ne şeker şeyi, elime bir geçsen seni eşşşek sudan gelinceye kadar döverdim, insan başka galaksiye taşındığını da mı söylemez? O geçenlerde tanıştırdığın üç kafalı yaratıktan öğrendim adresini felan. Çok kızdım çok! (sizin orada da internette sansür varsa şayet) girdiğin tüm sitelere erişimin engellenir işşallah, günlügümü bile okuyamazsın.. O kadar kızgınım ki sana bizim rehbere senin için 'molekül gibi molekül' yazdım, bakarsın bi ara.

Dur yav, sinirlenme hemen:)) Sevdik diye söylüyoruz. Yoksa bana ne, allaağın molekülü galaksiler arası seyahat yapmış felan.. Millet sana sadece pea diyip geçiyor zaten; aşk molekülüymüşsün, ahahahaha hiç güleceğim yoktu bea.. Len tanımasam seni dediklerine inanacam hani. Bu şaşkalozun aşkla uzaktan yakından alakası olamaz katı kalpli, duygusuz molekülün tekidir diyecem ama sana kıyamıyorum işte.. Müslüm Gürses'le belgesel seslendiresice:)

Neyyse, diğer kimyasallara dikkat et olur mu, bunca yıldır inatla koruduğun molekül yapının bozulmasını istemeyiz.

Kestane kebap acele galaksiler arası cevap, öptüm şeker, byes.

13 Haziran 2008 Cuma

ne oldum dememeli

Sınavı olduğu saatlerde kokulu mum arayışı içinde olan arkadaşıma sol kaşımı kaldırıp 'kokulu mum?' diyerek hayret etmiştim zamanında, bugün benim yaptığım da pek farksız sayılmazdı hani..

Her şey ders çalışmak için telefonu erken saate kurup öğlene kadar ertelediğim günlerde başladı pek muhterem insan(bu haftaya tekabül ediyor kendileri). Kendimi kapana kısılmış gibi hissetmeye başladım. Yahu, demek uyumak istiyorum ben, yani zorunluluklarım olmasa ben öğlene kadar tembellik yapmak istiyorum aslında, sonrasında şöyle bir sıra; saçını topla- yüzünü yıka- spor yap değil de, spor yap-yüzünü yıka-saçını topla sırasını takip etmek istiyorum, kahvaltıdan sonra değil de, kahvaltıdan önce haberlere ve e-postalarıma bakmak istiyorum ya da.

Ben ne zaman hayatımın kontrolünü bu kadar kendime devrettim ki? Bu çok fena, çünkü ben kendi hayatıma bana hiç kimsenin getirmeyeceği kadar katı kurallar getiriyorum. Beynimden hızlı hızlı tüm günlük rutinler/kurallar geçmeye başladı ve ben bu kadar yoğun düşünme arifelerinin ertesinde muhakkak gözle görülür herhangi bir salaklık yaparım boş yere baş ağrısı çekmiş olmamak için. Kabak neyin başına patladı dersin? Yok bilemedin, bütünleme sınavına girmedim. Bir haftadır boşu boşuna alarmı erteleyip gerildim. Nedir yani, benim kendime 'aslında biraz özgürüm' dememim yolu bu mu, sınava girmemek? Hadi canım oradan, külliyen bahane. Aslında dersin hocasını bir türlü sevemedim diye oldu tüm bunlar, kağıtları dağıttırken yarattığı gereksiz gerilim, 'hadi çözün de göreyim' bakışları, derse on saniye geç kalsan sorduğu ahiret soruları.. Benim nazarımda sevimsiz biri, o sevimsiz olunca dersi de, sınavları da sevimsiz oluyor haliyle..

Neyse, bunlar iyi günlerin solar, tadını çıkar bakalım, tatil bitince görürüm ben seni, paranın yedi bölü sekiziyle fındık alırken çok eğleneceğiz seninle, çoooook. Anlamadın mı canım, dur tekrar anlatayım, şimdi bak, düşün manyaksın, psikopatsın ve kuruyemişçiye girdin..

Dinlemedim ki zamanında ünlü düşünür Cem Yılmaz'ı;

"Biri okuyacaksın bırakacaksın, sonra işler sarpa sarıyo be abi."

Bunu da yazmasam olmaz: Yerli "bookcrossing"(?kitap değişimi diyelim) olayı var ya, az evvel, yani ben üye olduktan sonra sitelerine bişey oldu onların:) Oysa ne güzel heyecanla kitabımın üzerine kod bile yapıştırmıştım da bırakmaya gidecektim.. Neyse, her işte bir hayır varmışmış, kitabı çizmeye, yırtmaya kalkışırlardı falan, yapanı arar bulur sadece konuşarak doğduğuna bile pişman ederdim.

24 Mayıs 2008 Cumartesi

ella ella ella e e, eee?

Bir cumartesi öğleni(bak baaak, hem de final döneminde) solar yine uyanır, ekmek alır, kahvaltıda uzun uzun düşünür ve sonuca varır:
(aaa ne tuhaf, bazen ben de sonuca varabiliyorum demek)

- Ben tekvandoya başlıycam sınavlardan sonra.
+ :)

-Kendime kedi alıcam, beyaz, ama onu yanımdan ayırmıycam hiç.
+ :)

-Ders çalışayım en iyisi ben..
+ :)
-Aslında ben, sadece, neyse, tamam.

İnsanlar benimle yaşamayı çoktan öğrenmiş, adaptasyon dedikleri bu olsa gerek.

Halen lafla peynir gemisi yürütmeye çalışıyorum, ehik, ceviz getireyim yersin? Bulutsuzluk Özlemi dinler misin? Dinle bence, hiç bi kere hayat bayram olmadı ki, ya da delirdik, her nefes alışımız bayramdı..

Şimdiiiğğğ.

*Boşver boşver, bu yazıya yorum yazmak için klavyeni tüketme, kapadım zaten.

**Başlık umbrella'nın(vanilla sky yorumu tabii ki de) nakarat kısmı ya da bir kısmından uyarlandı işte, üf, hem onu boşver, Sözlerimi geri alamam daha iyi.

20:54 itibariyle düzeltme:

Zifiri'nin illa ki yorumu:
-diyalog arı filmindeki anne-baba barry diyaloğuna benzemiş. (:

Solar'ın illa ki cevabı:
-cevab veremedi.

30 Mart 2008 Pazar

bu şarkıyı herkes söylemek isterdi

Nedendir bilinmez -okuyucu için en az sayı bölü sıfır kadar garip bi durum yani- bitter çikolatanın sütlü haline göre daha az yağlı ve kalorili olduğunu sanıyor, yerken de bunun verdiği gönül rahatlığıyla adeta iskenderin yanına diet kola söyleyenlerin vardığı huzura varıyordum; şimdiye kadar.

Sağolsun babam ders çalışmaya çalışan solar bünyesine motivasyon olsun diye iki çeşit çikolata almış; bitter ve sütlü. Ama bu solar, bünyede durduğu gibi durmuyor ki, böyle şeylerden 'hadee, ders çalış' anlamını çıkarsın. Şaka yapıyorum yav, aaaa, inandın mı:)

Bak şimdi, ben çikolataların arka yüzlerinde yazan yazılardan büyük bir yanılgımı düzelttim, daha hayata dair, daha yaşanılası bir gerçek olan bu.

"Here are the results":p

Bitter
100 g için (ki 80 g'lik paket halinde);551 kcal, 6,9 g protein, 32,1 g yağ, 58,6 g karbonhidrat.

Sütlü
100 g için (ki bu da 80 g'lik paket halinde); 532 kcal, 6,5 g protein, 30,3 g yağ, 58 g karbonhidrat.

Şimdi kaba bir hesap yaparsak, bitter için 80 g'lik pakette 440,8 kcal var, bu miktar sütlü de ise 425,6 kcal oluyor. Yani ortalama bir solar, bitter çikolata yiyerek haftada fazladan 15,2 kcal katıyor bünyesine. Bu da 52 haftada (yaklaşık bir insan yılı), 790,4 kcal yapar. Yani solar, bitter yerine sütlü çikolatayı tercih etse idi, yılda yaklaşık 148,571 g çikolata daha yiyebilecek idi.

Şimdi yanımda duran hesap makinesiyle neden elektrik alan hesabı değil de bitter-sütlü çikolata analizi yaptığıma gelirsek; yiyeceklerin üzerindeki bilgilendirme notlarını arasıra* okuyarak, yine arasıra* 'bilinçli tüketici' haline geliyorum, bunları yazanlara;'boşuna yazmıyorsunuz onları, bakın tüketici arasıra* okuyor' mesajı veriyorum, aferim iyi düşünmüşüm.

Yine keyfim kaçtı yanımdaki birim vektörü görünce, hanimiş benim bitterim, kahvem ve müziğim, aç bi 'wonderwall'** da ortam şenlensin. Bak mesela, ben bu üçlü bitene kadar dünyanın en şanslı insanıyım.

*arasıra: vize-final haftası; ders çalışmak zorunda olduğum saatler.

**Tavsiye için tekrar teşekkür ederim Zifirî , bu süre zarfında bayağı bir şarkısını dinledim Oasis'in ama "wonderwall" hepsinden ayrı bir köşede durmalı, bence de:)

bilgilendirici not: Evet, para Milli Eğitim Bakanlığı'ndan geliyor.

ilgisiz not: Ekşi'de 'ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketler' başlığına entry olarak giderdi bu, nirde benim şokellalarım ha? işte bak haklılarmış, bünyemi çoktan ele geçirmiş(idi?) sözlük, oeehh.. a a a aaa, stayin' alive, stayin alive.

bunu da yazmasam olmaz: Fincanın tersinde gülücük varmış, çevirseymişim bari.