olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2010 Perşembe

mazeretim var asabiyim ben

-Saç derinizi kaşıntıdan koparasınız geliyorsa,
-Kepeğe benzer dökülen pul pul beyazlıklar yüzünden koyu renk bi şey giyemiyorsanız,
-Saçlarınız gereğinden fazla dökülüyorsa,
-Kaşınan yerlerde kızarıklıklara rastlıyorsanız,

siz de benim gibi "saç egzaması"na tutulmuş olabilirsiniz.

Doktor sordu, "bu kadar stres yapacak ne var hayatında?" diye. Cevab verdim;

-KPSS....

Halbuki o an asıl söylemek istediğim 'soru sorma biliyorsun mazeretim var asabiyim ben'di. Direkt psikiyatri servisine yollar diye vazgeçtim. Normal normal cevaplar verdim. Sınavımız iptal oldu atamaların durumu da belli değil falan filan..............

Asıl içmem gereken şey alerji ilacı değil, düpedüz antidepresan, farkındayım.

8 Haziran 2010 Salı

dengesizlik işte

Dün tamı tamına 400!!! soru çözdüm, ama bugün 40 tane:( "Çalışamıyorum Allah'ım :((" diye stres yaptım diye de böbreklerimin ağrısı sırtımın üst kısımlarına da attı (Böyle de şikayet eden teyzeler gibi oldum ama). Sonra bir de baktım açmışım Ice Age 3'ü izliyorum, e başlamışken sonunu getirmemek olmaz di mi:)

Lal-ı Reyhanım şikayet ediyor ya hani, "ben gelicem dertler bitecek" diyorum ona buradan:p

O kadar reklamını yaptık, halen izlemeyen varsa:))



Bir de maydonoz suyu dışında soğuk almış böbreklere iyi gelecek bir şeyler biliyor musunuz ya, valla çok duacı olurum. Doktor hanım?? :) Ateşim de çıkıyor sanki, şuramı şöyle yapamıyorum bir de.

Ders çalışamıyorum demiştim di mi? Bir daha söyleyeyim.

Heh buldum sonunda! Şu vardı bir de:)

29 Mart 2010 Pazartesi

ateşle yaklaşma

Uzun uzun yazıyordum bugünlerdeki durumu anlatmak için, anayasa değişikliği vs vs, sonra bir şeyler okudum ve bütün sinirim stresim geçti:

Bu

Bir de şu

Bir keresinde de Başbakan konuşurken yanlış yerde alkışlamışlardı, ona da çok gülmüştüm.

Heh, şurada.

Aslında yazacak çok şey var da işte, benim vatandaşım belki anlamayabilir ;)

15 Eylül 2009 Salı

floaters

Yani göz önünde uçuşan eciş bücüş iplik, nokta benzeri aslında var olmayan şeyler. Benimkiler henüz sağ gözümde iki taneler. Özellikle de bir şeyler okumaya çalışırken gözümün önünden kayarak sinirlerimi bozuyorlar.

Araştırdığıma göre aslen saydam olan bu tuhaf şekiller, açık renge bakınca matlaşıyorlarmış. Ne sebeple olduğu hakkında çeşitli rivayetler olup, yine bu rivayetlerden anladığım kadarıyla eğer kendisine ani ışık çakması tarzı bir durum eşlik etmiyorsa tıbbın çok da ciddiye aldığı bir problem değil muşvolan (bu rahatsızlığın tıptaki ismi). Öyle de işte, insan istemeden de olsa ciddiye alıyor; ya inat edip kendisini umursamadan her ne yapıyorsam ona odaklanmaya çalışıyorum ya da yüzdüğü her anı takip etmeye çalışıyorum. Yalnız gözlerinizi çevirdiğiniz yöne gelerek işinizi zorlaştırdıklarını da unutmamak lazım.

Yakın zamanda da Bugs Bunny'nin onu ciddiye almayan çocuklara bir çeşit laneti olduğunu düşünmeye başladım. Aaa, tavşan humması hastalığını unutmuş olamazsınız:

Evet, gözlerinizin önünde uçuşan renkli noktalar görmeye başlayacaksınız. Şimdi de yüzüyor olmalılar...

Doktor Sağbırakmayan!! Doktor Sağbırakmayan!! :))

Bu da konu üzerine çekilmiş hoş bir kısa film:



Lütfen unutmayın; internette okuduğunuz her bilgi doğru olmayabilir. Bu bilgiler de şahsi görüşlerim olup doğru olmayabilir. Yarın öbür gün "ama Solar öyle dediydi:((" demeyin, sorumluluk kabul etmem. Burası giderek kalabalıklaşıyor galiba ya... Aynısı kaynımda var, çekme yapıyo, eveettt...

(buraya bakarlar)

20 Mayıs 2009 Çarşamba

nasıl yakalayabilirim saçlarından baharı?

Saçlar baharın geldiğini nasıl anlar ki? Nee bileyim o kadar biyoloji falan gördük bir tanesinde saçlarda baharın geldiğini algılayan özel reseptörler olduğunu anlatmadılar. Sen gel bizim saçlarımızı dök dök, sonra baharım da saçlarım var da yakalanması gereken diye havandan geçilmesin... Şike var kardşim... Kuaföre diyorum "çok dökülüyorlar yaa yine" diye cevab veriyor bana; "Bizimkiler de bayağı dökülüyor bu aralar, bahardandır" Tam duruyor dökülmesi sonra yine bahar geliyor ne acayip bişi... Baharı bir yakalarsam saçını başını yolucam yani. Benim Türkan Şoray saçlarımı fare kuyruğuna çevirdi, nasıl diyeceğim şimdi; "sevgi neydi sevgi emekti" diye sorarım, he, nasıl nasıl?

*****
Allah sahibine bağışlasın, bu örövizyon şarkısı 'fairytale' güzelmiş bir de. Bu bitince 'fairytale gone bad'i dinleyince tam süper oluyor. Kafayı yemeye bir adım daha yakınsıyorsun. Kim sana dedi ki peri masallarının gerçek olduğunu salak kız, peri misin sen:) Ama ne hata yapsam geri sarıyoo yine de.
*****
Cuma günü Nil gelicek bizim dağ başına. Kurt da çok yaa bizim kampüste yazık kıza:) (Matematikleri çok süpermiş geçen izledim de Dan Brown olsa böyle bağlayamaz olayı, ama sesi kısıkken daha iyi oluyor, zannedersin brutal vokal)

*****
Neeeyse, baharın yerini göre bilen varsa bir zahmet artık, insaniyet namına yardımcı olsun şu solar kardeşine... Hem, "çarşı saç dökülmesine de karşı" di mi :(

15 Ekim 2008 Çarşamba

kalan sağlar benim olsun

Geçenlerde günlügümden dökülen saçlarım için yardım çağrısında bulunmuştum, internet ve yorum yapan arkadaşların sayesinde dökülmeyi en azından yavaşlatabildim; ilk başlarda on-onbeş saç telim koparken şimdi en fazla iki saç teli geliyor elime..

Buna dahi alışık olmadığımdan gittim doktora. O da 'mevsimsel' diyecek zannedip 'Eylülün başından beri dökülüyor..' dedim. Saçlarıma bakıp karıştırdıktan sonra 'Bu mevsimsel dökülme değil' dedi. İçimden 'işte başlıyorrr' diyen sesi işitir gibi oldum. Doktor 'Ailenizde kimsede var mı?' deyince düğüm çözüldü: bendeniz, bu konuda da babama çekip istemeden de olsa saç dökülmesine sahip olmuşum ve önlem almazsam böyle gidermiş bu:( Bu yaşta ortaya çıkmasının nedeni olarak da stresi gösterdi. Eh, tabii gür saçlı matematikçi yok piyasada pek:p Demire falan da bakacakmış yine de, demir eksikliğinden de olabiliyormuş..

Neyse, işinize yarayacak kısma gelelim: Altı ay boyunca Rogaine adlı losyonu kullanmamı önerdi doktor. Yalnız ısrarla vurguladığı nokta şuydu; altı ay boyunca bıkmadan, usanmadan her sabah ve her akşam bu zımbırtıyı sürmem gerekiyormuş, ara verirsem hiçbir faydasını göremezmişim.

İnternetten bu losyon hakkında araştırma yaptım, kullananların çoğu memnun gibi ama bırakınca her şey eskisi gibi oluyormuş, geçici bir çözüm olduğunu söylemişler. Bırak ömür boyu, altı ay bile her sabah ve her akşam losyonu kullanabileceğimi sanmıyorum.

Bakalım, kan testinin de sonuçlarına bakıp bir karar vericem artık..

Aslında bişey anladım bu sayede, beni kel kalsam da sevecek birileri varmış hayatımda, öyle diyorlar, inandım ben de:) Ama gerçeği zaman gösterecek:p

-Nejdet, kel kalsam beni yine de sever miydin sefgilim?
+Nelbette naşkım, ölüm bile bizi nayıramazz...

(Nalan yoğun saç dökülmesi sonucunda kel kalır)

-Nejdet, naşkım, kel kaldım, seni göremiyorum..
+Nişlerim yoğun Nalan, hem nayrılmalıyız nartık, ben sana layık değilim, kuzinim Jale'yle evlenicez, pembe panjurlu bir nevimiz, bahçesinde koşuşan boy boy çocuklarımız olicek...
-Allah belanı versin Nejdet! Gidip kendimi intihar ediceğimm!!
+Kendini naşşağı bırakırken de 'goodbye cruel world' diye bağır, nihahahaaha..

(Başlık bu kez de Emre Aydın'dan:p)

8 Ağustos 2008 Cuma

bu program geçersiz bir işlem yürüttü kapatılacak

Ağustos sıcağında karınca olmak o küçük bedenlerden başka kimin haddine ki ben yapabileyim...

Daha üçüncü ispatta abimin "Ütü orda mı?" sorusunu; "Tweety orda mı?" diye algılayıp "Ne tweety'si yaağ?" diye sorgulayınca bunu daha iyi anladım. Dolabın üzerindeki tweety ile kısa bir göz temasının ardından kağıda "f(x)-L" yazıyordum ki zaten ben henüz çalışmaya başlarken arka arkaya "somewhere only we know-firar-nadas-elimde değil" şarkılarını çalmış kötü kalpli winamp yine yamuk yaptı; kendi kendine açılıp kapanmaya başladı, "ctrl+alt+delete" komutunun gerçek hayatta olmamasına ilk defa üzülmedim; işe yaramıyormuş o kadar da...

Neyse, demek istediğim illa çalışıcam diye gecenin bi yarısı korku filmi çevirmenin alemi yok günlüg, haksızsam 'comic sans ms' yazı tipinde, '24' boyutunda, 'siyah' harflerle "haksızsın" yaz şuraya şaşırmam, italik olsa bile şaşırmam. Hatta smiley bırak, güler geçerim, aa inanmıyor musun?

Hıh, gidip martılara simit atacağım işte, kitaptaki tüm matematikçiler de kudursun. Hatta ne güzel demiş Sting; i'm so happy i can't stop crying.

Mühim not: Eğer okumamış olsaydım bunu okumak isterdim.

(Ne bu cümle ya, birebir if clause çevirisi gibi... Hazırlığa dair hatırladığım en net ikinci şey oldu galiba, birincisi 'i wish you were a fish in my dish' idi bu galibasız. Ne günlerdi be... Uzaylılardan bahsederken üzerimde örümcek geziniyordu, neyse bunu başka yazıda anlatırım artık, bi de insanlar çok suskunsun demiyorlar mı, amaaan, kişi kendinin arkadaşıdır, doktorudur, mesela ben kendimin psikiyatrıyım:p)

Konuyla alakalı Selçuk Erdem karikatürü:

11 Temmuz 2008 Cuma

gül hastalığı, namıdiğer pityriasis rosea

Şimdiye dek gördüğüm tek sevimli hastalık adı:) Doktor 'rosea' falan deyince kendimi çiçek açmış gibi hissettim. Halk arasında gül hastalığı ya da madalyon hastalığı deniliyormuş bu rahatsızlığa.

Bir haftadır onlarla yaşıyorum, görenlerin de çeşitli yorumları oldu haliyle:

-böcek ısırmış,
-alerji bu ya,
-mantara benziyor, bi krem sür sabaha geçer,
-kurdeşen dökmüş olmayasın?

Bilmem, olmayayım? Bir hafta kadar ihtimaller üzerine düşünürken çok fena stres unsuru oldu. Doktordan nefret eden bir bünye olarak mecburen gitmek zorunda kaldım. Kalabalık olmayan bir hastane de seçtim ki insanları çok görüp kaçmayayım:) Neyse ki doktor tam randevu saatinde geldi ve teşhisi bırakması beş dakikadan daha az sürdü. Kısa sürede tekrar özgürlüğüme kavuşmuştum, ama artık virüslü olduğumu bilerek.

Şimdi burada okuduklarınız, benim yaşadıklarım size de az çok tecrübe olmalı ya, diyebileceğim tek şey, vücudunuzda herhangi bir tuhaflık hissettiğinizde etrafınıza fazla kulak asmadan bir uzmana görünmeniz, ihtimaller denizinde boğulmaktansa gerçeği öğrenin gitsin ama di mi..

Ya o değil de, ben bilgisayardan kapmış olmayayım bu virüsü? Eheh, bu kötü esprilerime de katlanacaksınız artık bisüre, hem bulaşıcı değilmiş merak etmeyin günlüg halen steril:p