Bu yazı daha evvel Yapay Zeka ve E.T. adlı filmleri izlemeyenlerin "Filmin bütün heyecanı kaçtı ki şimdi" demesine neden olabilir.Steven Spielberg deyince, aklımda pek hoş anılar canlanmıyor benim.
Birinci nedeni ahanda bu filmdir;
Artificial Intelligence.
Yapay zeka ile tasarlanmış, insanoğlu olmayan David'in, Pinokyo'nun öyküsünden esinlenerek mavi periye hiç bıkmadan "
Lütfen beni gerçek çocuk yap.." diye sayıklaması esnasındaki hissiyat; bir bilimkurgu filminde daha ağlamanın huzuruna ermiştim açıkçası. Bilimkurgu, evet.
İkinci nedeni de, az önce biten
E.T. (The Extra-Terrestrial).
Yahu, biz bunun
Badi versiyonunu yapmışız zamanında, bir yılda bir filmin ne kadar yol kat edebileceğini göstermişiz cümle aleme(bağlantıdaki yorumlara dikkatinizi çekerim), ama ben Badi'yi uzaylı olarak değil de bataklık canavarı olarak algıladığım için eğlenceli gelmişti bana film
(n'apayım, ben az anliyor(buradan asıl üzüldüğüm noktanın yerküreye ait olmayan bir canlının eziyet çekmesi olduğu sonucu çıkarılabilir ama öyle değil, beynim uyku moduna geçti sanırım)). Bu film dururken ne gerek var şimdi,
-Come.. +Stay..*diyalogu ile gecemizi mahvetmeye di mi? Hele de, Elliott'ın E.T.'ye daha önce söylediği "
You must be dead, because I don't know how to feel. I can't feel anything anymore.**" repliğini henüz içime sindirebilmişken
, ee, e.t. canlandı sonra orası ayrı
.. Demek ki neymiş, ölse bile hissedemiyorum falan demeyecekmişsin. Adam(?) sonunda aklına işaret ederekten diyor zaten; "
I'll be right here.***" diye.
Bilimkurguda da duygu olur muymuş demeyin, izlerken ağlayanlarla da dalga geçmeyin, rica edicem, yok yani, televizyon başındayken de '
yok ağlamıyorum, gözüme bişi kaçtı' diyemiyorsun ki..
Küçük bir çocuk , Steven Spielberg ve bilimkurgu üçlemesini insan hayatından biraz uzak tutmak lazım demek.
*-Gel.. +Kal..
**Ölmüş olmalısın, çünkü nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyorum. Artık hiçbir şey hissedemiyorum.
***Burada olacağım.