Saçlar baharın geldiğini nasıl anlar ki? Nee bileyim o kadar biyoloji falan gördük bir tanesinde saçlarda baharın geldiğini algılayan özel reseptörler olduğunu anlatmadılar. Sen gel bizim saçlarımızı dök dök, sonra baharım da saçlarım var da yakalanması gereken diye havandan geçilmesin... Şike var kardşim... Kuaföre diyorum "çok dökülüyorlar yaa yine" diye cevab veriyor bana; "Bizimkiler de bayağı dökülüyor bu aralar, bahardandır" Tam duruyor dökülmesi sonra yine bahar geliyor ne acayip bişi... Baharı bir yakalarsam saçını başını yolucam yani. Benim Türkan Şoray saçlarımı fare kuyruğuna çevirdi, nasıl diyeceğim şimdi; "sevgi neydi sevgi emekti" diye sorarım, he, nasıl nasıl?
*****
Allah sahibine bağışlasın, bu örövizyon şarkısı 'fairytale' güzelmiş bir de. Bu bitince 'fairytale gone bad'i dinleyince tam süper oluyor. Kafayı yemeye bir adım daha yakınsıyorsun. Kim sana dedi ki peri masallarının gerçek olduğunu salak kız, peri misin sen:) Ama ne hata yapsam geri sarıyoo yine de.
*****
Cuma günü Nil gelicek bizim dağ başına. Kurt da çok yaa bizim kampüste yazık kıza:) (Matematikleri çok süpermiş geçen izledim de Dan Brown olsa böyle bağlayamaz olayı, ama sesi kısıkken daha iyi oluyor, zannedersin brutal vokal)
*****
Neeeyse, baharın yerini göre bilen varsa bir zahmet artık, insaniyet namına yardımcı olsun şu solar kardeşine... Hem, "çarşı saç dökülmesine de karşı" di mi :(
eurovision etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eurovision etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Mayıs 2009 Çarşamba
25 Ocak 2009 Pazar
eins, zwei, drei

(şarkı 'düm tek tek' değil ve bu yazıyı okurken dinlersen anlatmaya çalıştıklarım daha anlamlı gelecek)
Hadise'nin ve Düm tek tek'in Eurovision için seçimi tam yarışmayı kazandırmaya yönelik hareketler, şayet saha çamursuz ve hakem tarafsız olursa ilk üçe gireriz bence.
Anlatmak istediğim bu değildi aslına bakarsan, bunu gugıl'a "eurovision+hadise+düm tek tek" yazıp birçok yerde okuyabileceğinizi sanıyorum -sanıyorum çünkü henüz aratıp bakmadım- bu nedenle de bunları tekrar etmenin sizin entellektüel birikiminize herhangi bir katkı sağlayabileceğine inanmıyorum.
İşin şu kısmı ise son derece keyifli, evet bu tam anlamıyla bir şarkı yarışması değil artık, birkaç istisna dışında 'insanları kim daha çok eğlendirebilecek'e dönüştü. Bunun da biz günlük hayatı yaşayan insanlara katkısı şu yönde oldu: Samimiyetimle söylüyorum ki beni en kötü anımda bile bulunduğum kuyudan çekip çıkaran şarkılardan biri de buraya bıraktığım Ukrayna'nın 2007 Eurovision şarkısı "Dancing Lasha Tumbai" (diğerini merak edenler için 'Beter Böcek(Beetlejuice)'ten hafızalarımıza kazınan "Jump in the Line" namı diğer "Shake shake Senora" gelsin). Eğer yuutubuz açılabiliyorsa da Verka Serduchka'yı ilginç kostümüyle buradan izleyebilirsiniz (daha önce izlemediyseniz çok eğleneceğinizi, daha önce izlediyseniz de yine de eğleneceğinizi söyleyebilirim).
Durum bu basitlikten ibaretken ben de "Hadise gelecek, dertler bitecek" diyorum.
(İstediğim zaman 'Dream Brother' dinleyerek bunalıma girme hakkım saklıdır.)
(fotraf)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)