Almanca'yı sevmedim, sonra halo etkisi oldu, Almanya dahil Almanca'yla ilgili hiçbir şeyi sevmedim...
Bu hariç."Yogurette";

Uğruna mit meinen miserabel deutsch, ich gehe nach Berlin be ya. Nasıl canım çekti şimdi.

Hani Karadeniz ikliminde 'yazlar serin kışlar ılık ve her mevsim yağışlı'ydı?


Şaka gibi...
Çocuklarıma en çok senden bahsedeceğim.
Saygıdeğer Frigler,
"Hadi başa dönelim" derken samimi değildim aslına bakarsan. Bu yaşa gelip ÖSS psikolojisini yeniden yaşamak çok zor. Yine o zamanlardaki gibi testlerin içinde boğuluyorum. Denemelerde geçtiğim kişi sayısına bakıp formüller çıkararak atanma olasılığımı hesaplıyorum. "He heh aferin bugün iyi soru çözdün" diye kendimi gaza getirmeye çalışıyorum. Günlük çalışma planları hazırlayıp uygulayamadıklarıma hayıflanıyorum. Kaygı düzeyimi düşürmeye çalışıyorum."Meditasyona mı başlasam??" diye abuk düşünceler içinde okuduklarımı atıyorum hafızaya... Evde bakıyorum, gerekeni yapıyorum... On numara, evet...
Bugün (umarım) okul hayatımın son finaline girdim. Umarım diyorum çünkü dersin hocası çok iyi kalpli biri. Bizi iş hayatında bir sene daha az heba etmek için elinden geleni yapıyor. Sürekli "Gençler bugünleri çok arayacaksınız kıymetini bilin" diyor. Mezun olayım da arayayım bugünleri ya sorun değil.
http://www.penguen.com/Default.asp?gun=20100522AKREP (24 Ekim - 22 Kasım)
Şehrin bunaltıcı havasından kaçma planlarınızı sonunda yürürlüğe koyacaksınız. Bu hafta gideceğiniz yerde baldan ırmaklar, mis kokulu yemişler, yedi iklimden kuşlar olacak. Orada artık sizin için ne bir korku, ne bir zulüm kalacak...
Yapılan araştırmalara göre yaşayan her insan hayatının bir döneminde en az bir defa etrafındaki kalabalığa bakıp "İyi ama neden ben?" diye ne idüğü belirsiz bir soru sormuştur.
Ya şimdi ben ne desem boş. Elbette, tabii ki, yani, izleyin. Her ne kadar dublajla izlemek zorunda kalsam da film müthiş olduğu için bir şey demiyorum, yoksa tek derdi daha çok para kazanmak olan bu salak zihniyete çok şey derdim. Çocuk filmi değil bu arkadaşlar. Hayır, arkamdaki veletler film boyu konuştular da ondan söylüyorum. Ben de onların yaşında olsam ben de izleyemezdim, ama bu her kırk dakikada bir dönüp "Şiiişt, sessiz olun" demeyeceğim anlamına gelmemeli. Kıytırıktan da olsa eğitimciyiz neticede.
Bir tam günüm gitti bu filmleri izleyeceğim diye ama buna değdi doğrusu. Bir süreliğine tüm her şeyden uzaklaştım.
abii ki bunda da, daha başında ağladım. Sanırım ilk on dakikası epeyce ortalıkta dolanmış bu filmin, ama bence kesinlikle devamını da izlemek lazım. Bazen hani şuraya gitsek, şöyle yapsak diye hayaller kuruyoruz ya uzun uzun, aslında bu hayallerin özünde bir tek şeyi bulmak oluyor ki o da sevgi.
Model alarak da öğrendiğimizi söylemiş bir insan Bandura. 'Sosyal Öğrenme'nin kurucusu yani. Koca ömürlerinde birkaç sayfa bir şey okumayıp çocuğuna "Git odana, kitap oku!!" diyen anne babaların yaptıklarının saçmalığından bahsediyor yani...
-Bir audi a3 sizi asla yarı yolda bırakmaz; sevgili dediğiniz ise bugün var, yarın yoktur.
Bugünlerde çoğu zaman olduğum yerde durup ahanda tam Amelie'nin bu ifadesiyle bakıyorum etrafıma. "Sistem ciddi bir hatadan kurtarıldı" uyarısı alıyorum sonra da.
yatımı kameraya alıyor olsaydı eminim izlerken çok eğlenirdi. Evet komşunun ayakkabısına yapıştırıcı döken de bendim, ama işte, hiç komşumuz yok bizim:(