Ya şimdi ben ne desem boş. Elbette, tabii ki, yani, izleyin. Her ne kadar dublajla izlemek zorunda kalsam da film müthiş olduğu için bir şey demiyorum, yoksa tek derdi daha çok para kazanmak olan bu salak zihniyete çok şey derdim. Çocuk filmi değil bu arkadaşlar. Hayır, arkamdaki veletler film boyu konuştular da ondan söylüyorum. Ben de onların yaşında olsam ben de izleyemezdim, ama bu her kırk dakikada bir dönüp "Şiiişt, sessiz olun" demeyeceğim anlamına gelmemeli. Kıytırıktan da olsa eğitimciyiz neticede.Bittiğinde bir daha izlemek istedim, hatta Alice olmak istedim ve sonsuza dek Harikalar Diyarı'nda mutlu yaşamak...
Yok ben kitabı okuduğumda aynı şeyleri hissetmemiştim.
Tim Burton'ı bu yüzden sımsıkı kucaklamak istiyorum işte. İyi ki var.
Ne demek istediğimi anlatamadığım berbat bir yazı oldu ama bir ara toparlarım artık zaman bulursam. Kendinize iyi bakın, Alice'ler ve kendini Alice hissedenler. Ben başka Alice'im.
5 yorum:
anlar gibi oldum ben :)
silsem mi şimdi bilemedim:) ders çalışmak yazma yeteneğimi köreltiyor ya...
ben de izlemek istiyorum ama bu lanet yerde gösterime girmedi daha ve bunun için canım çok fena halde sıkılıyor :( fuck the sistem demek istiyorum
Filme "olmamış" demek çok büyük haksızlık olur. Çünkü bir kere harikalar diyarı gibi bir yeri sinemada canlandırmak açısından yönetmen ve ekip çok başarılı bir iş çıkartmış.
Ama hikayenin aslına olan düşkünlüğümdendir belki çok daha büyük beklentilerle gitmiştim.
Buradan sonrasını filmle ilgili bilgi almak istemeyenler spoiler (sahi bunun türkçe karşılığı ne olabilir) almak istemeyenler okumasın.
Mesela cheshire cat benim en sevdiğim karakterlerden biridir. Ama bu filmde olaylara fazla karışmış gibi geldi. Yani kitapta olaylarla alakası olmayan bir karakter gibi. Kendi halinde takılır. Hikayeye yazarın yön vermek istediği yerlerde çıkıp Alice'in kafasını karıştırırdı. O bakımdan konuşmaları yeterince felsefik gelmedi diyeyim.
Sonra şapkacımız mad hatter. Sanırım daha iyi bir oyuncu bulunamazdı. Sorun kesinlikle oyunculukta değil, ama senaryoda başta şapkacı olmak üzere bütün karakterleri fazla "normal" buldum. Çocukken alice okurken ya da çizgifilmini izlerken yaşadığım o beyin gıdıklanmasını (evet yeni kelime buldum yazın bunu kenara :D )yaşayamadım. Yani biraz fazla normal geldi. Yeterince mantıksız ve çıkgın değillerdi sanki.
Bir de sonunda holywooda bağlamış biraz. Yani harikalar diyarında meydan savaşı. Kendini gaza getirip ejderhanın kafasını uçuran bir şövalye... Bunlar pek Lewis Caroll tarzı değil.
Bir de çevirilere rezaletti diyemem ama çok tatmin etmedi orjinalini dinlemek istiyorum hala...
Neyse dediğim gibi. Film bence gayet başarılıydı. Ama benim beklentilerim galiba biraz fazlaydı.
Sözlerimi ise bir bilmeceyle bitirmek istiyorum:
"Why is a reaven like a writing desk?"
@lal-ı reyhan,
bir de bunun şırnak ayağı var canım, bu tür şeylere alışsan iyi olur:)) ben yeni bişey aramayım diye şimdiden bi kenara yığıyorum izlenecek filmleri:) ee yani, atanırsak tabii:p
@sinanonur,
ya eleştirilerinde oldukça haklısın aslında, ama ben öyle bi tim burton manyağıyım ki işte, sanki öyküyü o, sırf bu film için yazmış gibi izledim. yani bi makas eller'i, ölü gelin'i, vincent'ı falan izler gibi;) bu adam dahi neticede, ne yaparsa yapsın, illa ki özgün oluyor, içinde korku öğeleri oluyor. ondan dedim zaten "çocuklara izletilmemesi gerek" diye:) belki sonunu da değiştirse, çok daha iyi ederdi. adım gibi eminim, onu bıraksalar harikalar diyarına asla geri dönmezdi:))
biz de dönmezdik muhtemelen..
inan sorunun cevabını ben de bilmiyorum;)
Yorum Gönder