snow patrol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
snow patrol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ekim 2008 Pazartesi
21 Ağustos 2008 Perşembe
snow patrol
Yok böyle bir ses, sanki yanıbaşımda söylüyor tüm şarkılarını Snow Patrol solisti Gary Lightbody:İnsanlar yeni bir şeyi öğrenirken onu ilkin önceki öğrenmelerine benzeterek akıllarında tutarlar. Snow Patrol'un (henüz icat edilememiş huzur veren bir güzellik anlatan sıfat) sesli solistinin kafamdaki evrimi şu şekilde oldu:
İlk dinlediğim zaman(chasing cars):
-Bu kim ya bi daha dinleyeyim, güzel ses, Richard Ashcroft' a(The Verve solisti) benziyor sanki, sanki "like a cat in a bag" diyecek bu şarkı bitince, ımm, sanki, sanki..
Birkaç şarkı daha dinledikten sonra:
-Thom Yorke(Radiohead solisti) gibi, umursamaz öyle, "ulan uyandırdınız bu saatte, yataktan da zor kalktım, neyse hadi kalkmışken okuyim bi iki kuple" der gibi..
Biraz daha hayatımda yer ettikten sonra:
-Chris Martin(Coldplay solisti) gibi ya, yumuşak yumuşak böyle, sakin bir göl kıyısında kitap okumak gibi, sisli dağları izlemek gibi, çiseleyen yağmurda yürümek gibi, martılara simit atmak gibi, çilekli yumiyum gibi, kakaolu eti pufun marşmelovu gibi...
Böyle anlarda, yani birini çok sevdiğimi hissettiğimde cebimde taşıyabileceğim kadar küçülmesini istiyorum, öyle ki her zaman yanımda olsun. Düşünsene mesela, kampüse gitmişsin, yine birbirini kandıran sahte yüzler, yanlış düşüncelerle dolu beyinler, teneke kafalar sarmış yine dört yanını, en sessiz yere gidip çıkaracaksın bu adamı cebinden 'beni kurtar buradan lütfen' diyeceksin, başlayacak söylemeye, bulutlara çıkacaksın.. Tamam bencilce pis
bir düşünce kabul ediyorum ama zaten gerçekleşme olasılığının olmadığını bildiğim için bu kadar rahat düşünebiliyorum, o kadar da kötü biri sayılmam heralde.Kısaca 'sevdiklerim' listesine itinayla girdi kendisi. Cennetim olursa ve ona ben şekil verebilirsem eğer, "müzik" kısmında ikamet edenlerden biri de Gary Lightbody olacak, hepimize güzel sesiyle şarkılar söyleyecek, aşk gibi yaşayacağız her nefes alışverişimizi. Biliyorum böyle şeyleri sahiplenmemeli insan, korkuyorum birini severken. Onun yerine bir şarkıyı, kitabı, sokak kedisini, başka bir insanı değil de zaten kendisinin olan şeyleri sahiplenmeli; gerisi potansiyel acıdır, günü geldiğinde kinetiğe dönüşür. Bu ne be, yirmibir yaşında hayatı anladığını sanan gerizekalılardan oldum ben de.

O değil de, ben bu adamı feci derecede birine benzetiyorum ama kim olduğunu çıkartamadım bir türlü, kim acaba, kim acaba.. Yalnız gruptaki diğer adamları gözüm tutmadı fotoğraflarda bi acayip bakıyorlar, üç numaralı 'ni var lan depresifim işte!' bakışı.
Yine de bir süredir masaüstünde ağırlıyorum onları Gary başını kaldırıp bakıyo hangi şarkımı dinliyor acep bu diye, şeker şey: "louder louder and we will run for our lives"..
Ne içten söylüyor, "louder louder"... Aklıma yıllar önce televizyonda duyduğum şu akıllara zarar diyalog geldi:
Sunucu sokakta, elinde mikrofon: Amca bağıra bağıra reklamlar der misin?
Amca: Bağıra bağıra reklamlar!!
(snow patrol'un resmi web sitesi)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)