günlüge dair bişeyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
günlüge dair bişeyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2009 Pazar

dallardan bahar inmiş duydun mu

Bu dönem bi acayip geçiyor, Ezgi'nin Günlüğü; onlar buradaydı, ben de oradaydım, anlatmaya gerenk yok, tabii ki müthişti:) Bülent Ortaçgil de çok tatlı bir adammış, şarkılarını çok iyi bilmem ama keyifle dinledim.

Arayı çok açmışım yaa, ama kal geldi, yazamıyorum. Sığ bir insan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum galiba ama hayat böyle daha çekilebilir. Kendine gelsin diye "Kimse beni anlamıyor" diyen Emo elmo'yu yakalarından tutup sarsabilirim bile, o kadar.

Öğretmen olmanın en güzel yanlarını keşfediyorum bugünlerde; resmi anlamda ilk öğrencilerimle ders çıkışı leylek sürüsü gibi ilerliyoruz durağa. "İyyi akşamlar hocam, iiyyi akşamlar canımmm" lar diyoruz birbirimize, kimi yolunu uzatıyor beraber yürümek için.. Beni seviyorlar galiba, öyle bir mecburiyetleri olmadığı halde..

Böyle işte, dersler mersler falan filan. Uyuycam hemen rüyamda konserin devamını da göreyim diye, Martı'yı söylemediler:) Benim cep telefonu kaydımı buraya nasıl bırakacağımı bilmediğim için konserin aklımda en çok kalan kısmını, "mor mor mor!"u bırakıyorum, (sesini açın biraz, sonra da kısmayı unutmayın:) :



Yaz(a)masam da (yazdıklarımı tekrar okuyunca yazamadığımı fark ettim:p ) özlemişim burayı aslında. Hişt hişt, mor, mor, mor!! Baharlar.. Kem küm :)

not: Beni merak edip de 'piştt kız nerelerdesin??' diye soran Uraganıma, uzun zamandır yazmamama rağmen yorumunu esirgemeyerek sorumluluğumu hatırlatan:) Sinanonur'a acayip teşekkür eder; galaksinin en bi tatlı mizahçısı Berşan'a da nice sağlıklı, mutlu yıllar dilerim. Herneysecim, kar yağmadı ama bidahakine artıkın.. Hepiniz kendinize çoook iyi bakın!!

14 Şubat 2009 Cumartesi

acil demokrasi

Uraganım Solar Günlüg'ü sevdiği yedi blog içine eklemiş, sağolsun.

Ben de şu mübarek günde anarşist ruhumla 'sadece yedi blog' kuralını çiğneyerek yediden fazla blog sahibine "Blogunu çok seviyorum, sen hep yaz, ben hep okuyayım!" diyorum (yine alfabetik liste:)) :

Berşan

Biyonikkedi

Etipuf'un paleti

Hale

Hepatitze

Herneyse

Inflack

Kültür mantarı

Serotonin

Sinanonur

Niye sadece yedi blog ya? Gel de anarşik olma! :)

10 Ocak 2009 Cumartesi

basın bülteni

Pek kıymetli solar günlüg takipçileri,

İnsanlar kendilerine nick bulamayacak kadar düşünme yetilerini kaybettiklerinden mütevellit canım gibi sevdiğim 'last.fm' kullanıcı hesabımı silmek durumunda kaldım. Dolayısıyla yan taraftaki 'dinlediklerim' kısmı da gitti, yerine 'bir üyesi olduğum siteler' bilgilendirmesi geldi. Yeni bir siteye kaydolduğum zaman güncellenecek.

Benim gariban (eski)mahlasımı kullanarak abuk subuk sitelere kaydolan bu şahıs için Tanrı'dan ona bir nick bulduracak düzeyde zeka ve yaratıcılık diliyorum.

(Dün yazdığım yazı pek bi 'Fazıl Say- göbeğini kaşıyan adam' ekseninde olmuştu, sildim, kusura bakmayın, gerçi bu da biraz öyle oldu gibi ama ben Fazıl Say değilim, İbrahim Tatlıses, belki; 'arkadaşlık sitelerine üye olmuyorum, olanlara saygı duyuyorum' dersem tam olacak virgül feysbuuku da sevmem nokta.)

Aslında hepimizin iyiliği için nicklerimizi tescilleme hakkı istiyorum, lan.

Saygılarımla.

14 Aralık 2008 Pazar

şirinler uslu olursak gökkuşağını bile görebiliriz*

Yok öyle değil ki; "Eğer uslu bir çocuk olursanız belki bir gün siz de şirinleri görebilirsiniz." şeklinde olacak.

Bu neyse de hadi, Google'a "fridun düzağaç şarkı sözleri" ve "fridün düzagaç f.d" yazıp aratarak buraya ulaşan ikinci tekil şahıs, doğru dürüst "Feridun Düzağaç" yazabil, n'olur.. Bu yüce şahsiyet "Yalnızlığım sana emanet" gibi kutsal sayılabilecek bir cümle ve daha nicelerini kurmuş, solar demedi deme, çarpılırsın..

"Eti topkek kakaolu tarifi" arayan güzel insana ise bu sevdadan vazgeçmesini salık veririm, ben eti cin denedim, öyle hazır aldığın gibi olmuyor.. Çok uğraşmak istersen şayet ev doritosu yapabilirsin ama, hem de çam ağacı şeklinde, ehik.

"feysbuuk uyelıgı nasıl sılınır" diye sorana cevabım şüphesiz ki "üye olurken aklın neredeydi allasen?" şeklinde olacaktır.. Eheheh, solar feysbuuk'a da karşı:p

Derslere söyleyin de, başlamasınlar:( Okuldan nefret eden öğretmen olarak lanse edileceğim hep ama napim yaa:(

*Başlık da ilginç google aramalarından biri.

21 Kasım 2008 Cuma

nice yıllara solar günlüg

Bir yıl oldu, ben buradayım halen. Hayatımı şöyle bi gözden geçirirken 'bu güzel bişi..' dedim içimden..

Solar günlüg, benim için bir briç tutkununun briç kulübü gibi, deniz kenarında, rüzgarı bol, manzarası süper, kendimi ifade edebildiğim bir yer ve bir yıldır buraya gelip gittiğim için çok memnunum.

Sen burada olduğun için de tabii, sağol..

23 Ekim 2008 Perşembe

kelebekli günlüg

Çoğumuz gerçek hayatta birbirimizi görmedik değil mi yaa? :) Ben buraya yazarken bunu unutuyorum; belki de bu yüzden aramızdaki iletişim bu kadar samimi ve güzel..

Mesela bugün canım o kadar sıkkındı ki, otobüsteyken eve geldiğimde bloga içimden ne geliyorsa yazıp biraz olsun rahatlamayı düşünüyordum, öncesinde bakayım dedim Uragan'ım ne yazmış diye ama sadece yazmakla kalmamış, üstelik bana kelebekler göndermiş..

Nev'in şarkısını açtım, 'Kelebek'i dinliyorum şimdi, kafamı azıcık toparlayıp sonraya sakladım içimdeki sıkıntıları, teşekkür ederim canım Uragan'ım..

Ben de yazılarını okuyup kendimden bir şeyler bulduğum, gerçek hayatta da tanıdığım/tanıyamadığım diğer arkadaşlarıma gönderiyorum kelebekleri (alfabetik liste:p ):

*Bloga değil de (ben de yazarıyım ki heheh:)), matematik aşığı örtmenim Aylak Abaküs'e,
*Yarın alacağım simitlerin yanına çay ve sohbetini de katacak sevgili Hale'ye,
*Yıllardır yazdıklarını bıkmadan okuduğum, kendimden çok şey bulduğum Hepatitze'ye,
*Yorumlarıyla yüzümü her defasında gülümsetmeyi başaran, gökkuşağı renkli kıyafetleriyle Herneyse'ye,
*'Converse'li kız' olarak aklımda çıtı pıtı bir hayalini çizdiğim şeker blogger inflack'a,
*Geleceğin doktorları, dostluklarının ömür boyu sürmesini dilediğim Mq ve Ruby'e,
*ÖSS'ye hazırlandığım yıldan bana kar kalan tek güzellik, aşmış sinema kültürüyle beni benden alan adıyla müsemma Serotonin'ime,
*Şiirlerini okumaktan zevk aldığım, 'huhh, O da vardı Haggard dinleyen..' diyerek yalnız olmadığımı düşünmemi sağlayan 't cetvelsiz mühendis':) Sinanonur'a,

ve takipte olduğum tüm diğer blog yazarı arkadaşlarıma az evvel rengarenk kelebekleri gönderdim efendim, kanat çırpışlarını izleyin;)

8 Eylül 2008 Pazartesi

anahtar kelimeler 1.2

Bilinçli bir blogger olarak (bu ne demek ya) anahtar kelimeleri daha önce de olduğu gibi mercek altına almaya devam edeyim. İlginç olan, arama yapınca hakkında bakmaya üşeneceğiniz kadar çok sayfa çıkan kelimelerin (solar, aşk, snow patrol gibi) neticesinde de buraya yönlenme olabilmesi, tesadüf dedim ben.

Neyse, bakalım güzel yurdum insanı ne yazıp da talihsiz bir şekilde solar günlüg'e uğrama şanssızlığına erişmiş:

"neyaptinsolar"
n'olsun valla uğraşıp duruyoz öyle, sen naaptın ya?

"formula g 2008"
herkes formula 1'i takip edince marjinal gözükeyim dedim. zaten hakkinen'i severdim ben, o zaman cnn türk'teki adam da yoktu, hem raikkonen de üç-beş kuruşa(?) mclaren'ı satınca iyice tadı kaçtı.. neyse, nascar var, bizim için yeni çıktı, bi şans daha ama maymun olarak.

"www.neyaptinsolarblogspot.com"
nedense gözümün önüne klavyedeki tuşları görmek için eğilen, tek parmağıyla harfleri arayan süper bir babaanne geldi (benimki erken veda etti diye bana heralde). canım babaannem, google'a yazasıya "sık kullanılanlar"a ya da "yer imleri"ne ekle torununu okumak istersen, tek tık! süper kolaylık:)

"chris martinin elindeki yazı"
dejavu, mevzu başkaları olunca ne meraklı milletiz ya, en son eşittir işaretiydi elindeki, millet çok merak edince chrisciğim altına açıklama falan mı yazdı acaba:p

"somewhere around nothing"
tam olarak burası değil ama bir yaklaşığı; burada everything in its right place!

"aşk"
hayat, 'bazen senle hiç tanışmamış olmayı diliyorum. çünkü tanışmamış olsaydık, geceleri yatarken dünyada senin gibi biri olduğunu bilmeden uyuyabilirdim..'

"ya beni öldürecek bir şarkı istiyorum yaa"
bildiğim kadarıyla şarkıların böyle bir fonksiyonu yok, ama seni öldürmeyen şarkı güçlü kılar: "a dying wish". selayı duyunca(6:20) ürperip heidi moduna gireceksin zaten, 'aslında o kadar da ölmemi gerektirecek bişi yok ya' diye. al, bu da panzehir, hadiiiyyyyyyyy, koş koş koş!!! :)

"snow patrol"
endamı yeter, gözleri yeter. dinle, kesin dinle, vakit kaybetme dinle, beni dinle; bu grubu kesin dinle, chasing cars'ı dinle, run'ı dinle muhakkak dinle, dinle bak, dinle, hemen dinle, light up! light up!, dinle, dinle ya işte, dinle..

"güzel solar"
evet ya, güzel soluyor bence de.

"is lie bi dish sarkısı"
:)) 'wo bist du' harikası olmasın; ich liebe dich, ich liebe dich nicht, ich liebe dich nicht mehr oder weniger als du, als du mich geliebt hast, als du mich noch geliebt hast.. diye devam eder:)

"akrep istiyorum"
yerinde olsam istemezdim.

"dokuz eylül öğrencileri gülümse videosu"
şurada olacaktı.

"coldplay viva la vida anlamı"
yaşasın hayat!

"cola kcal hesapla"
ohoo çok kalori, bence içmeyin bu mereti mideye zarar.

"time is so short i'm sure there must something more"
ben de onu diyordum işte, 42: 'they're just living in my head'

"senetteki imza kağıdın sol alt köşesinde ise"
ayvayı yedin demektir:p

"solar film"
gerçi güneş enerjisi sistemleri üzerine çalışmayı düşünüyordum ama olsun, zamanla bu da olur, kısfmet:)

"sia breathe me türkçe sözleri"
'..yine kendimi acıttım bugün ve en kötü yanı da suçlayacak kimse yok' bu şarkıyı dinlemek için gerek ve yeter koşul.

"www.neyaptinsolarogspot.com"
blogspotu yakın zamanda satın aldım:p tiz zamanda bütün blogların sonuna solarogspot getirile!

"coldplay solistinin elındekı yazının fotoğrafı"
yurdum gençliğinin en büyük dertlerinden biri de bu olmalı.

Keyifliydi, ama tam da şu an her şey ne kadar zor bana sor, "neyaptinkirac", çekirdeklerimi çıkardın reçel yaptın yaa..

29 Ağustos 2008 Cuma

günün blogu



Blograzzi solar günlüg'ü günün blogu seçmiş, bence süper seçim:)




Şaka bir yana, teşekkürlerimi iletiyorum (bu da çok ciddi oldu be).

16 Haziran 2008 Pazartesi

anahtar kelimeler:)

Yani Google amca diyor ki, bunları aratanlar senin günlügüne geldi, ona göre ayağını denk al:

"insan nedir?"
Daha akılda kalıcı olması bakımından görsel öğelerle açıklayalım; erkeği şöyle, dişisi de böyle olan organizma. E.T. phone. home.. İnsanlıkla uzaktan yakından alaka kuramıyorum, beni de uzaya götürseniz?

"80 gram çikolatanın kalorisi"
İşte, işte ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketlerin anlamlı hareketlere dönüştüğü an, inanın gözlerim doldu! Buradan ayrıntılı bilgi edinilebilir:P
(Tanrım, hep bunu yapmak istemiştim!)

"balı petegınden yemısım sarabı sısesınden ıcmısım"
Onun yerine 'where is my mind' verelim, aynısı benim üzerimde, gayet şık..

"bat dünya bat blogspot"
Eywallah, plz, ltf, tşk.
Kimsin canım sen?

"ben tin oyunu"

asdfkfjgştyr:S
Buldun mu işine yarar bişeyler bari..

"bunu da sildim tıpkı diğerleri gibi"
Aramıza hoş geldin, zamanla sayımızın daha da artacağını tahmin ediyorum.

"chris martin elindeki işaret"
Şurada görülebilecek, bildiğin eşittir işareti. Coldplay solisti Chris Martin bu şekilde insanlar arasında eşitlik talebini dile getiriyor ("make trade fair" sloganıyla). Eğer olaki yine bu sebepten gelen olursa, daha ayrıntılı bilgi burada.

"feridun düzağaç"
Gurur duydum kendimle. Ay lav yu fedee, ay lav yu fedeee!!

"günaydın prenses"
Muhtemelen italyancasını aradın; Hayat Güzeldir adlı filmde "buongiorno principessa" diyordu Guido biricik karısı Dora'ya.

"güzel önsözler"
'Tutunamayanlar'da Selimciğim Işık tarafından yazılanlar, onlar en güzelleri..

"herşeyi kafasına takan bir insanın hali"
Ah ah, sen internet aleminde gelebileceğin en doğru yerdesin, kafandaki tüm soru işaretlerine cevap bulmuşsundur zaten, yine de kısacası kendine hayatı zehir eder böyleleri, bunların kod adları da Panda.

"kafana takma hayatı"
Senin ne işin var burada, zaten sitede geçirilen süre sıfır saniye:P Neyse, yine her duyduğumda söylediğim gibi; 'Peki.'

"maskeli birine sen kimsin"
.."diye sormanın çelişmesine dikkati çekiyorum". V for vendetta adlı filmden şahane bir replik.

"seviyom"
Ben de! Zaten bir insanı sevmekle başlayacak her şey.

"solar"
Biraz kül biraz duman o benim işte. Hımm, o kadar enerjiyle alakalı siteden sonra bu blogu bulmuşsun, helal olsun.

"solar 2008"
Eh bu daha az uğraştırmıştır heralde, yine de ilk sayfada çıkmayacağına bahse girerim. (yanılmışım, türkçe sayfa aramasında ilkinde çıkıyormuş, çok garip.)

"uykum kaçti iflasin eşiği"
..ne batti, bu suçsuz gözlerime hesabim ağirdir, vardir şerrim de velakin kalanim hayirdir..
(Sago yine yapmış di mi, şarkının ismi: Ben hüsrana komşuyum)

"yapsolar"
Ich will dass ihr mir vertraut!

"yağlı tebeşir ne ile silinir"
Yağlı tebeşir? Onu da icat etmişler bea, neyse, solar günlüg olarak bu olayla uzaktan yakından alakamız yok.

"çok gomig şeyler"
Günlüg henüz sıcak, fazla uzağa gitmiş olamazlar, şuraya(şura) ya da buraya(bura) bakabilirsin.

Mühim not: Last.fm'de çaylaklıktan kurtuldum galiba; bana solda göreceğiniz listeyi kullanabilme hakkını verdiler sağolsunlar, dün bıraktığım favorilerim tarzındaki listeye dilediğiniz an ulaşabilirsiniz ve hatta profilimden de ulaşabilirsiniz.

15 Haziran 2008 Pazar

last fm ve ben

Ne zamandır internette dolandığımı hatırlamıyorum, dört-beş sene olmuştur heralde, her kullanıcı gibi önce forumlarda gezmekle başladım, fazlaca okudum, çok az da yazdım. Daha sonra internet cafelerin de(?kafelerin de) yaygınlaşmasıyla 13-19 yaş arası forumları ele geçirdikten sonra, sık sık 'asl, ltf, plz' gibi sözcüklerle(?harflerle) karşılaşınca 'Benim burada ne işim var' diye sorgulamaya başladım.

İmdadıma Ekşi Sözlük yetişti, gel gör ki orada da yazamıyordum, sadece okumakla yetindim yaklaşık iki sene. O arada çeşitli bloglar oluşturup kendimi bu şekilde anlatmaya çalıştım insanlara. Kabul etmek gerekiyor, elinin altında internet gibi bir velinimet olan normal zeka seviyesine sahip herhangi bir insan, bilgiye daha kolay ulaşabiliyor. Bunları normal hayatınızdakilere pazarladığınız zaman ise, gerçekliklerden fazlaca uzaklaşıp 'anlaşılamıyorsunuz' işte. Yemişim internet kültürünü, sanki bana vahiy geliyor aç şu şarkıyı dinle, bak şu kitabı oku muhakkak diye.

Bu mevzu daha çok uzar da, neyse, aslında daha önceleri bir blogda rastlamıştım last fm denen müthiş radyoya. Adam dinlediği şarkıları listelemiş, baktım biliyorum birkaç şarkıyı, diğerlerini hiç duymamışım bile. Nedir diye bir bakayım dedim, şöyle bir göz gezdirip, birkaç şey dinleyip kapattım. Dün akşam radyo olsaydı da benim kontrolüm olmadan bişeyler çalsaydı, dinleseydim dedim içimden, aklıma geldi last fm, açtım, üye oldum. Şimdilerde de radyom ve ben mutlu mesut yaşıyoruz:) Ha, bu yazıyı mutluluğumu paylaşmak için mi yazıyorum, yok, hani biri şarkı yollayınca 'yavv bu şarkıyı nereden bulmuş bu, sabahtan akşama kadar şarkı mı araştırıyor internette nedir' diyorsanız bazen içinizden, ahanda burası tam size göre. Ben derim hep, bildiğim on şarkıdan ikisini abimden öğrenmişimdir, geri kalan sekizini de bir şekilde (bloglar, netteki arkadaşların tavsiyesi, sözlük) netten bulmuşumdur. Zaten internet olmasa nereden bileceğim Coldplay'in yeni albümünün çıkmış olduğunu (heheh, sen de öğrendin şimdi, özellikle 42 müthiş dinle muhakkak).

Günlügde şimdilik sevdiğim şarkılardan oluşan bir liste var(last fm henüz çaylak olduğumu düşünüyor:). Sonraları başka bir liste bırakabileceğimi umuyorum, o listede o an ne dinlediysem o gözükecek, o zaman daha çok işinize yarar heralde, siz de dinlersiniz, beğenirseniz etrafınızdakilere de tavsiye edersiniz, hoş bir paylaşım olur, belki emeğine sağlık dostum bile dersiniz. Sonra uslu birer çocuk olursak şirinleri bile görebiliriz, tamam.

Bugün daha iyi anladım ki last fm'i yapanlar, sırf para kazanmak amacıyla değil de özveriyle yapmışlar, yöneticileri aklı başında insanlar belli ki, internette bu kadar ısındığım başka bir ortam olmadı. Tüm müzikseverler sonuna kadar faydalanmalı böyle bir yerden; sen de müziksiz yaşayamam diyenlerden isen, bence last fm tam sana da göre:)

Fiiyuvv, reklamcı olmalıymışım.