1 Eylül 2010 Çarşamba

bu ne be

Özellikle referandum ve seçimler yaklaşırken insan daha da bir gitmek istiyor bu ülkeden. Etrafta gördüğüm evet/hayır içerikli tüm afişlerden, bas bas bağıran seçim arabalarından, reklam panolarından (billboard), gazete sayfalarından çok sıkıldım artık. Haberleri açmak istemiyor insan ya. En kavgalı evliliklerde bile insanlar bu kadar geçimsiz olamaz bence. İki dakka bi sakin olun, biz karar verelim ne diyeceğimize.

Referandum iki seçenekli, istediğinizi seçmekte özgürsünüz ama "Hayır" diyenin aklından şüphe ediyorlarmış bir de. Bu bana Türk ailesinin çocuğuna verdiği özgürlüğü(!) hatırlatıyor;

-istediğin mesleği seçebilirsin, ama avukatlık çok rerörö.
-istediğin kişiyle evlenebilirsin, ama bu erkek/kız çok rerörö.
-istediğin gibi dışarı çıkabilirsin, ama eve geç saatte gelirsen rerörö.
...

Bir de yeni bir moda çıktı. "Sanatçılar referanduma ne diyor?" diye. Bana ne kardeşim kim ne diyorsa desin. Hani demokrasilerde gizli oy, açık sayım falandı?

Hiç yorum yok: