17 Aralık 2007 Pazartesi

bu başlığın sonu üç noktalı olmayacak

Şu yaklaşan sınav depresyonunun yazma edimini hayli geliştirmesi dışında hiçbir getirisi olmuyor ne yazık ki. Gerçi ben eskiden daha güzel yazardım, ne bileyim anlatımlarım gittikçe daha çok kopuklaşıyor, birbirinden bağımsız birsürü sözcük çıkıyor karşıma sanki yazdıklarımı okuduğum zamanlarda.

Geçenlerde üniversitemin verdiği onur belgesine öylece öküzün trene baktığı gibi uzun uzun baktım da; acaba bu yaşadığım strese değer miydi? Derslerin ömrümden ömür çalması KPSS sürecinde göze alınan bir kriter midir diyorum yani, tabii ki de değil. Onlar daha çok Bruner'le, Pavlov'un köpeğiyle falan ilgileniyorlar.

Normalde hiçbir baskı altında kalmadan insan psikolojisi üzerine okuduğum kitapları çok büyük bir zevkle okuyorum, ama psikoloji psikolojilikten çıkıpta 'ders' olunca elim bir türlü gitmiyor kitaba. Hem bu kitaplarda bir bütünlükte yok. Alıntı alıntı nereye kadar diyor insan içinden. Üstelik her cümlenin sonunda şöyle gıcık bir emeğe saygı durumu da var: (Bilmemkimoğlu,2000)

Ne bileyim bunları okudukça her cümlemin sonuna (solar,2007) falan yazmak geliyor içimden.

Neyse en iyisi ben kendime bir kahve yapıp one more cup of coffee'yi dinleyeyim; gece sabaha kadar analiz çalışabileceğime dair bir inanç yarattım içimde tam da şu an.

2 yorum:

Büşra dedi ki...

çalışabildin mi bari analiz?

solar dedi ki...

çalışmalarımız halen devam ediyor sayın uragan, memleketi kurtaracaz heralde bakalım :)