1 Ocak 2009 Perşembe

yeni yıl yazısı

Günaydın:)

Güzel bir yeni yıl sabahına uyandım; dışarısı halen bembeyaz.. E içerisi de öyle:)

2009'a ait ilk hediyem, canım penguenim Hurley'imle grafikler ve integraller arasında, Nikos Vertis dinleyerek mutlu ve huzurlu girdik yeni yıla, nasıl başlarsa öyle devam edermiş ya, bütün yıl böyle geçer umarım, ay yok, grafikler ve integraller olmasın:) Hayatımı biraz daha basitleştirmek istiyorum, ben de basit şeylerle mutlu olmak, basit şeylere üzülmek, basit şeylerle eğlenmek, basit şeyler izleyip basit şeyler okumak; basit yaşamak istiyorum, en azından 'artık':)

"Poz ver" dedim ona, eliyle(?) atkısını tuttu; "kapitalizmin esiri olmuşsun" diyip bi makas aldım yanağından "hey dude!"u da ekleyip; ironiye gel:p

Oysa...

"Basit yaşayacaksın.

Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.

Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;

tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.


Basit bir öpücük yetecek sana;

basit sıcak bir öpücük

ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.

Kabak çekirdeği verecek sana

rakamların veremediği mutluluğu.
:)

El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;

hep yanında taşıdığın,

atmaya kıyamadığın.

İki harekette giyiniverecek,

iki harekette soyunuvereceksin.

Kısacık olacak uyanman

ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak

sıcacık kollara dolanman

ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.

Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;

bakışların bile anlatabilecek kendini.


Beklentilerin de basit olacak.

Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.

Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;

ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.


Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.

Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.


Bir kaşarlı tost olacak aradığın

nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.

Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.

İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.


Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir

“fa diyez”in mutluluğunu.

Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün


“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde

ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.

Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.


Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.

Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi

basit..."

Bu güzel şiir Diş Hekimi Yalçın Ergir'inmiş, ama Can Yücel ya da Nazım Hikmet adıyla dolaşıyor, gelen forward maillere dikkat derim..

Hadi hadi, siz de silgilerinizi alın, 2008'e ait kötü olan ne varsa silin gitsin; bir şey kaybetmezsiniz ya, önümüzde yepyeni, güzel şeyler yazmamız gereken bir 365 gün var belli mi olur:)

Hepinize sağlıklı, barış ve huzur dolu bir 2009 dilerim, sevgiler.

7 yorum:

etipuf dedi ki...

keşke silinebilseydi o kadar kolay...durumları değilse de insanları silebiliyorum bu da birşeydir:)

mutlu yıllar diliyorum penguenine ve sana:)

Büşra dedi ki...

umudun bana da geçsin, amin...
özellikle barışla ilgili olan kısmı.

solar dedi ki...

@etipuf'un paleti;
silmiş gibi yapabilirsin ama, kandırıver kendini, ne olacak ki;)

ben ve penguenim de sana ve gelecekteki olası penguenine mutlu yıllar diliyoruz:)

@uragan;
'umutsuzluk gelecekte neler olacağını bilen insanlar içindir' der anathema 'a simple mistake'te; umudumu yitirmeyip geleceği bilememeye sığındım, gerçekleşebilecek birkaç iyi ihtimal daha var halen..

Unknown dedi ki...

Vay bee şiir güzelmiş gerçekten.

Hep yaptığımız bişey.
Beklentilerimizi arttırmak sonra daha büyük beklentiler koymak ortaya.

İnsanoğlu olarak belki en iyi yaptığımız şey o yüzden vazgeçemiyoruz. Bi nevi insnaoğlunun hayat hikayesi. Mutlu olma klavuzu (eğer öyle bişey olsaydı) tam tersini söylerdi oysaki...

Nazım hikmet diye gezmesi şaşırtmadı. Benim de aklıma Nazım Hikmet getirdi. Anımsatacak kadar başarılı.

"Yaşamaya dair" de şöyle diyordu:
...
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.
...

En sevdiğim şiirlerden biridir. Zaman zaman en sevdiğim =)

solar dedi ki...

"beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde."

ben de bu kısmını özellikle seviyorum şiirin..

ortalıkta öyle bir kılavuz olsa bence de 'hayattan büyük beklentileriniz olmasın' ilk maddelerinden biri olurdu:)

sorma, Ergir'in sitesine baktım da gazetelere falan da yansımış, adam bu konuda çok dertli.

mutlu 2009lar:)

fgfxdxdxsszszayy.... dedi ki...

solarcım ben geldim..
bu yazıdaki 2008 i silen silgi benim favori silgi markam mon ami:)
:(
solarr..
neyse canım ,özledim seni bi uğradım gene gelirim..

solar dedi ki...

benim de favorim o ya, hiç iz bırakmadan siliyor, yeni yıl için özel aldım:p

hoşgelmişsin, hep gel, seni de burada görmek çok güzel:)