Öldüğüm zaman dünyaya gelen biri yolda; 'Beni Türkiye'ye gönderiyorlar, sence dikkat etmem gereken en önemli şey ne?' diye sorarsa, "üniversite ve/veya bölüm tercihini çok dikkatli yap" diyeceğim. Bu basit hata(?) sonrasında işler fena halde sarpa sarabiliyor;-Bir anlık gaza gelip okuduğun bölümü bırakabiliyorsun..
-Bir anlık gaza gelip tekrar öss'ye hazırlanıp başka bir bölüme başlayabiliyorsun..
-Aynı dönemden arkadaşların mesleklerinde birinci yılını doldurmak üzereyken, halen 'Lan bunun cevabı 16/3 olmalıydı ama cevaba 32/6 yazmış??' diyerek yarım dakikalığına yapılmış en büyük salaklıklardan birini yaşayabiliyorsun.. (Evet, ilköğretim 5, 2 ile sadeleştirme)
-Kimse sana 'bi baltaya sap ol artık' demese de, hatta 'on sene uzat okulu ama yeter ki sağlığından olma' diyen dünya tatlısı bir annen, 'boşver kardeşim hayatını yaşa' diyen altın kalpli bir kardeşin bile varken, günün büyük bir bölümünü 'asalak gibi yaşıyorum' psikolojisiyle geçirebiliyorsun, bu sınav dönemleri üzerindeki stres ve baskıyı 'n elemanıdır R artı' ile çarpıyor..
-"-Beni nasıl isterdin? +Tek parça." diyen şarkıya saatlerce takılabiliyorsun..
-Sırf ders bırakmayayım diye karakterin değişiyor; huysuz, çok kahve içen, uykusuz, sinirleri bozuk, asabi, kalp kıran, iğrenç bir insan olup çıkıyorsun..

-'Hemen okuyacağım' diye aldığın kitapları aylarca okuyamamanın ağırlığı altında ezilip kalıyorsun..
Kısacası, gözünü seveyim, çok dikkat et o yuvarlakları karalarken, madem karalayacak kadar gözün kararmış; bari dışına taşırma.. Çünkü stres insanı öldürmüyor ama süründürüyor bu ülkede.
Yeni yıldan en büyük beklentim bu yüzden çabuk geçmesi; bence de merhaba 2009, ama mümkünse ben fazla kalmıycam!
(emeğe saygı; 1, 2)
22 yorum:
meraba solarcımmm..
uzun zaman oldu senin dükkana uğramayalı:)dükkan dediğime alınma emi envai çeşit konu başka hiç bir blogda yok.
seviyorum solar günlügü yahuu..
içimde bin türlü karmaşa ve offlamalarımın eşliğinde soğuk bir günün sıcak kütüphanesinde yüzümde nadir gülümsemelerden birini bana bu satırlarda armağan ettiğin için teşekür ediyorum.
şu günlerde acayip olmaya başladım solarcım.
kendimi bir romandan fırlayıp hangi romandan fırladığını hatırlamayan üstelik dünya romanına ayak uyduramayan bir roman kahramanı gibi hissediyorum
:(
mutsuz bir roman kahramanı..
masalımsı bir müzik dinlesem ağlayabilirim..
bense bugünlerde turşucu dükkanıymışım arkadaşlar yüzümde mutsuzluk belirtilerini böyle yorumluyor oysa ben neşeli bir oyuncakçı dükkanı olmayı gerçekten isterdim..
bugünlerde eşya olsak İETT otobüsü olmak istemediğimzin arafesinde yazılmış bir yazıdır:))
herneyseeee.. diyemiyorum özümü yitiriyorum solaaarrrr...
evet yine o anlayışlı ailen ve sana sponsor olacak akrabalar sayesinde yurt dışında bir süre kalıyorsun okul benden daha degerli değil diyerek kafanı dinlemeye gidiyorsun...
bir de bakıyorsun ki sorumlulukların ve sıkıntıların senden önce vize almış hava alanında sana tercümanlık yapmak için bekliyor...
dönüyorsun,artık hali hazırda nur topu gibi bir yıl kaybın bir de pişmanlıkların oluyor....
hey gidi hey...
dönüyorsun hiç de kafanı dinleyemediğin kafanda ki
yoksa sen beni tanıyor musun?
:))
@herneyse..;
ben de diyordum ki hiç sesi çıkmıyor benim gökkuşağı renkli herneyseciğimin, hoşgelmişsin solar günlüge, inan o da seni seviyor;)
hayatı sinüs grafiği gibi yaşadığım için düşüşteysem bu yüzümden anlaşılıyor benim de, hatta ekstradan çok can sıkıcı da oluyorum, iyi ki katlanabilen insanlar var:)
ama masallar güzel biter herneysecim, sana yepyeni sayfalar da yazacaktır hayat mutlaka, gökkuşağı renkli, bekleyelim bence:)
@etipuf'un paleti;
belki de tanısam bu kadar iyi anlayamazdım seni:)
bu yüzdendir ki garip olarak biri 'zaman çok çabuk geçiyor' dediğinde içim sıcacık oluyor, 'bu günleri özleyeceksin' dediklerindeyse 'ne zaman rahata ereceğim öyleyse?' diye düşünmeden edemiyorum..
stressiz bir hayat bu kadar mı ütopya:(
aslında değil, de becerebilene.
önce gayret soona tevekkül olsa biz de, ama nerdeee
haklısın da, ne bileyim ya, 'ben elimden geleni yaptım' derken bile bi 'acaba?' şüphesi oluyor insanda, o kötü..
yeterince gayret ettim mi acaba? kısmı
evet, emin olamıyorum çoğu zaman:)
anlayabiliyorum ühhüüüü:(
biraz rahat bi insan olmayı öğreniriz, belki, bi gün:)
biz mi?
inşaallah :)
iyi geceler ablacım.
kabul et, kulağa hoş geliyor:)
iyi geceler:)
farkındayım farkındayım :D
zamanının ne kadar hızlı geçtiğni kendime göstermek için bir takvim yapmıştım kendime,okulumun bitiş ttarihine kadAR, gün gün çarpı atarak zamanın nasıl hızla geçtiğini somut olarak görmek istedim...şafak sayar gibi...
takvimi hazırladığım günün ertesi günden başlıyordu...
zaman hızlı değilse de ne yaparsan yap boş geçiyor esasında...hiçbir zaman tam anlamıyla hakkını vermıyorsun düşününce...
bugün Allah için
-hani otobüslerde yazar ya "bugün Allah için ne yaaptın diye?"-
değilse bile kendin için ne yaptın? diye soruyorsun kendine :elde var sıfır...
maalesef...
işin sırrı şurada sanırım; zaman geçti evet, bişeyler yaşadın; çabaladın, çabalamadın, tembellik ettin ya da deli gibi çalıştın, iyisiyle kötüsüyle işte, geçti gitti.. yaşandı, yaşamak esas, geçmişi ve geleceği düşünürken kaybedilen 'şu an' geçmişi ve geleceği bir yana bırakabildiğim kadar.. tam da bu saniyeleri bu yorumu yazarak geçirdiğim için mutlu olabilmeliyim:)
aslına bakarsan öyle...
solarcığım,yemekteyiz'den sonra, kariyerimize pollyannacılığı da ekledik mi herşey tamam olur...iyi bir ikiliyiz bence:))
bence de:) hatta ben de '13lü eti cin paketinin son eticini' olurum:))
Sınav haftası bittikten sonra eve gidip 'oh be dünya varmış' derken birden içini bir sıkıntının kaplaması, sanki ertesi gün sınav varmış da çalışacak çok az zamanın kalmış gibi sürekli saate bakma halleri de cabası.
Ayrıca liseye giden ve ertesi gün pek çalışma gerektirmeyen bir sınavı olan kardeşe 'sen niye hiç çalışmıyorsun, çalışsana, bak sonra zayıf getiriyorsun hep' diyerek onun yaşındayken duymaktan nefret ettiğin cümleleri sarf ettiğinin farkına vardığında yaşadığın vicdan azabı ve bu değişimin ne kadar çabuk gerçekleştiği gerçeğini algılamanın getirdiği korkuyu da unutmamak lazım. Bir de zamanında ben asla böyle olmayacağım derdim pehh..
ben de 'ben öğretmen olduğumda..' diye başlayan bisürü büyük laf ediyorum ama du'bakalım..
bence hayat güzeldir, vapurlar filan. bu arada ben altın kalpli değilim, titanyum kalpliyim, teessüf ederim. :)
@ean;
yazarken bunu düşündürecek kadar kimya bilmiyorum ama eşine çok az rastlanır bir kalbe sahip olduğunun ve ne kadar şanslı bir kardeş olduğumun farkındayım:)
hayat güzeldir; 'örümcekler ve vizigotlar giremez'e rağmen, güzeldir..
:)
canım solarcım neden bu kadar sıkıyorsun kendini..bak sınavlar bitince neşen de yerine gelecek..bizler belli bi yaşa geldiğimiz halde hala ders çalışıp sınavlara girmek zorunda kalabiliriz,çok sıkıcı biliyorum ama inan ki sonrasında hatırlamıyorsun..
bak ben 6 aydır falan hiç sınava girmedim ders de çalışmadım inan çok zevkli bişey..
çok kere sölenmiş olsa da acık daha sık dişini bitiyo..
hadi gül biraz
altı üstü sınav bunlar
onlar seni sıkmasın sen onları sık
hem sınavlar bitince izmit bizim olacak..
bekliyorum haa...
haklısın ya, daha bunun kpss'si, yüksek lisansı, zartı zurtu var uzun yol..
sınavlar bitince arıycam seni, olmadı hasta numarası yapar sağlık ocağına gelirim, gelmişken bana da bi sakinleştirici yazarsın:p
benim favori mekanım marina en son sular altında kalmıştı da, son durumu ne bilemiyorum, şimdi de karlarla kaplanmıştır belki:) beklesin bizi izmitcik.
Yorum Gönder