Evet bayram, kutlu olacaktır illa ki. Hatta olmuştur bile, olsun zaten.
"Ahh eski bayramlar.." derken bir insan, ben de hüzünlenirim onun için. Özlediği aslında eski bayramlar falan değildir, eski günleri, çocukluğudur. Mutluluğun ve mutsuzluğun uçlarda yaşandığı o günlerin basitliği, saflığı; 'yerden yüksek'tir.
Ben hiç özlemiyorum çocukluğumu. Halen büyüyemediğim için galiba. Hiç yaşamadığım yaşlılığımı hayal ediyor, onu özlüyorum; bir gün sallanan sandalyede kar yağarken sıkıca sarıldığım kırmızı-siyah ekose battaniyemi düşlüyorum..
Evet, geleneklerimiz zamanla yok oluyor ama bu beni tedirgin etmiyor, sizi de etmesin bence. Zaten yaptığımız en iyi şeylerden biri bu; değişen çevre koşullarına ayak uyduruyoruz. Atalarımız bu konuda bize anlayış gösterecektir muhakkak. Ben olsam anlayış gösterirdim, kızmazdım yahu, benim yaptığımı yapmadınız ne biçim insanlarsınız siz falan diye, benim doğru yaptığım ne malum, di mi..
Yine de, iyi haber geleneklerin devamı için, samimiyetin sorgulanmadığı iletişimlerin sağlığı açısından az yakıtla uzaya gönderilme fikrine halen olumlu bakıyorum (kim bilir kaç kişi daha aynı şekilde düşünüyordur, öyleyse dünya neden bu halde?).
Ben kendimi kurtardıysam, sen kendini kurtardıysan, dünyanın neden halen kurtarılmaya ihtiyacı olsun -ya da neden halen kurtarılmaya ihtiyacı var- ki..
Neyse, bu güzel bayramın tadını daha fazla kaçırmadan "büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim; iyi bayramlar:)" diyerek kaçayım (piyano halen sıcak, fazla uzağa gitmiş olamam).
*Yazdıklarımla alakası yok, yaşadıklarımla var; Yann Tiersen eseri, fransızca; 'ip üzerinde'.
2 yorum:
bu mudur solar, bayram dediğin bu mudur??tekdüzemsi..
beklentilerime kızıyorum..
niyeyse bayramların hergün yaşadığım diğer günlerden farklı olacağını düşünürüm ,olmuyor işte..
ben bayramlardan hiç bişi anlamıyorum sanki..off sıkıldımmm yahuuuuuuuuuuu...
dur daha yeni yıl gelecek, daha büyük beklentiler ve daha büyük bir 'tekdüzemsi':)
inflack ne güzel demişti blogunda, '2008 berbattı, 2009'dan daha büyük bir skor bekliyorum' diye..
çok mu karamsar bir yaklaşım, olsun:) boşuna dememiş ailemizin kahramanı tyler durden "tüm umudu kaybetmek özgürlüktür" diye (ingilizce de biliyorum, ahanda; "losing all hope is freedom")
alıntılarla yaşıyorum: ben özgürüm, ama, sadece 'özgür'üm, ya da mutsuz ama özgür, özgür ama mutsuz:p
neyse, öptüm herneysecim, sıkma canını, büyüyünce unuturuz;)
Yorum Gönder