27 Mayıs 2015 Çarşamba

hu hu

halen kimse var mı? neyse ki şifresini unutmamışım. aslında olmaması daha iyi. bi yazıp rahatlayıp çıkıcam sadece. anlatmak istediklerim devamlı yanlış anlaşılıyorsa, başka da çare kalmıyor. söyleyip rahatlayıp bir kenara çekilicem sadece. orhan gencebay sevmeyenleri ben de kınıyorum. şu hayatta, her şeye takılabilecek kadar uzun yaşamıyoruz neticede. bak konuşma konuşma düşünmeden konuşma diyor. düşünmeden konuşuyorum şimdi.yani bence, en azından burada, bu byteların arasında o kadarcığına hakkım vardır. ben halen orhan gencebay'ı seviyorum. var mı? var. aslında yok. yani takıl işte kafana göre. nasılsa, her durumda sonu aynı. anlamsızlık. böyle bi gariplik bişiler bişiler...

halen kimse var mı? yok mu? süper. devam ediyorum o zaman saçmalamaya. ben bence çok yanlış bi insanım. yani aslında her şey doğru da, ben çok yanlış gittim. çok yanlış bişiye dönüştüm. her şey süper. yani oksijen, su, insanlar, hayvanlar, bitkiler her şey işte. ben çok yanlış durdum. zaten kamburum da çıkmaya başladı. sanki bütün dünyayı omuzlarıma yüklemişler de... halbuki gerçek anlamda hiç acı çekmedim. en sevdiklerimi daha kaybetmedim. işte o zaman dibini görünce, aklım başıma gelecek diye tahmin ediyorum. çok korkuyorum. çok korkuyorum. çünkü ben gerçek anlamda hiç yalnız kalmadım. korkuyorum. söylemiş miydim? çok korkuyorum. bu kalbinin kırılması gibi bişi değil. acını koyacak bir kalp bir ruh kalmaması. boşluk. bütün boşluklara sığdırılamaz bir boşluk. "ben bu hayatta hiç acı çekmemişim" dedirtecek bir boşluktur, diye tahmin ediyorum.

ne güzel günler de yaşadık değil mi? zamanı ardında bıraktığın zaman hep güzellikler hatırlanıyor. ya da mesela, sevdiklerinden ayrılınca, hep onları üzdüğün kırdığın zamanları evirip çevirip pişmanlık duruyorsun varlığından. ben böyle olacağını biliyordum. bilmek de işe yaramıyor bazen işte. ne bazeni be... çoğu zaman. neredeyse her zaman. uff... o kadar çok şeyi hiç bilmemek isterdim ki... yani halen insanları olabildiğince masum bilsem mesela, ne süper olurdu. yaşadıkça tanıyorsun ama. hayret hayret hayret kere hayret edebiliyorsun bir süre. sonra o da geçiyor. kanıksıyorsun. nasıl bir cümle kurdum hayret. kendini tehlikeli oyunlar'ın "hikmet" karakterini layık buluyorken, "oğlum hikmet" demeye başlıyorsun sonra. tamam albayım, gerektiğinde haddimizi de biliriz. affet.

dinlediğimiz şarkıyı link verip, yazıya fon yapsak mı?

gerek yok. neredeyse kimse kalmadı.

neyse ki...

kimse kalmadı.

2 yorum:

Büşra dedi ki...

Sen o kadar da "kimse kalmadı" demişken, yazmasam mı dedim ama sesini duyan biri olduğunu da bil istedim.. Ben hala burdayım, çok sık değilse de zaman zaman her şey yerli yerinde mi diye bi bakıp çıkıyorum; herkeslere selam ederim, seni de kucaklarım. Allaha emanet ol.

solar dedi ki...

sağol canım ablacığım, ben de seni kucak kucak kucaklarım :) kikirik'i bol bol öperim, kocaman olmuştur şimdi fıstık :)

her zaman her şey yerli yerinde olsun inşallah.. sizler de Allah'a emanet olun.