sevmek aslında incecik düşünmektir, evet o filmdeki gibi tıpkı, emektir de. güvendir. belirtisi tek taş değildir, ama porselen bir kupada saklıdır bazen. evrenin sonsuzluğu ve yerküre'nin büyüklüğü düşünüldüğünde varlığı matematiksel olarak sıfır olan bu dünyanın, yine varlığı yok sayılabilecek bir gereci, evet. çay, kahve filan içmeye yarar. bir de evlerde şahitlik yapar yaşananlara.
o'nunki yarım kalmış, içinin yarısı çay dolu içilememiş. muhtemelen geç kalmış. yine uykusuz kalmış o. o benim o'm. kıyamam ki ben o'na..
bir de benimki var karşımda. içi kahve dolu. zaten o çay sever, ben kahve. yine de o benim hatrıma gider kahve alır gelir, ben de akşamları "bi çay koyayım da içelim di mi?" derim. neyse konu dağıldı. kupalardan bahsediyorduk.
üzerinde sevdiğim çizgi film karakterleri var diye, gizli saklı almış, kitap almış gibi yapmış. bir de bana diyor ki "ben sana tek taş almadım, hiç mi aklından geçmedi" diye.. alsa, daha çok çayı yarım kalacak, daha çok çalışacak, daha çok uykusuz kalacak.. sırf ben parmağımda pırıltılı bir taş taşıyıp etrafımdaki insanlara "bir adam beni bu pahalı yüzüğü alacak kadar seviyor" diye hava atayım diye..
bilmiyor ki bana dünyanın en pahalı tek taşının vereceği mutluluktan çok daha fazlasını misliyle vermiş, veriyor zaten.
bilmiyor ki önceden ne çok "keşke" dediysem, şimdi o kadar "iyi ki" diyorum sayesinde..
3 yorum:
Maaşallah, Allah daim etsin bu hislerini/zi :)
aminnn :) Allah şu saniye tüm kalp sızısı çekenlere, bundan kat kat fazla mutluluk nasip etsin inşallah..
Amin, sadece kendi mutluluğuyla yetinmeyen kişilik :)
Yorum Gönder