'Uzayda dolanıyormuş hissi veren şarkılar'ı çok severim, bilemedim şimdi ne dediklerini bu tarza, alternatif rock mı... Biraz elektronik, biraz new age(yuh), biraz progresif rock. Hem zaten müziği bu kadar kategorize etmek çok içimi acıtıyor be canım okuyucu, 'tam olarak öyle sayılmaz aslında' diyip üstüme gelme, yazının başında bi tanım yaptım zaten, idare et:)
Radiohead ve A perfect circle dinlememin sebeplerinden biridir gezegenler arası yolculuk yapabilme hissi... Arthur Dent gibi bir gün elimde gazetemle beni her şeyin bu kadar karışık olmadığı ilk çağların dünyasına götürebilecek gemi Altın Kalp'i düşlemediğimi söyleyemem, hatta gittim gördüm yazdım; geldim yıkıldım kaldım.
Neden mi? Çünkü doğa daha acımasız, ya hep ya hiç; doğal seçilim var bi kere, uyum sağlayamayınca direk gidiyorsun, süper.
Buraya matematik çalışırken nasıl geldiğimi ben de bilmiyorum, ama şimdi matematikteki kusursuz daireleri bir kenara bırakıyor, şu kusursuz şarkının (the noose) güzelliğini yaşayalım diyorum. Dünyadan sıkıldığım anların ilacı, hayallerimin kurgu sponsoru, şu karşımda duran gezegenlikten ihraç edilmiş Pluton'a yolladığım selam; "so glad to see you well"...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder