18 Ocak 2008 Cuma

ben artık bişey yapamam

bu defa geç kaldınız nerelerdeydiniz bunca zamandır beklemekteydi gözlerim ışık söndü karanlıkta kaldınız ah affedin siz hep karanlıktınız sakın ha unuttuğumdan değil şimdi söylemek iyi geldi karanlıklar prensi sizi ben yanıltmak istemezdim ama yine yanıldınız istifa edecek değilim bir süre daha bekleyiniz ben ışıkları yaktıktan sonra gelip elektrikleri kesiniz bir deniz kenarında ay ışığına da hayır dersiniz tanıyorum sizi cevabını bildiğim sorular sormak istemem size ve diğerlerine diğerleri demişken diğerleri nasıllar selam söyleyin bir ara onları da beklerim ama siz daha çok geliniz kendinizi bu kadar özletmeyiniz öyle bakmayınız anlamadığımı sanmayınız gelmeseniz de olur mu demeliydim demeliyim anlayınız kelimeleri de getirmişsiniz tamam oraya bırakınız onlar dizilirler hangisi hangisinin yanında güzel duracağını nasıl da biliyor değil mi ah gülümsediniz canı çıksın ki bu kelimelerin sizin gülümsemenizi bu kadar ertelediler kelimeleri de boş verin onlar bir gülümseme olamazlar güneş mi demeliydim belki de şairin şiirinde de bahsi geçen kullanılmamış bir gökyüzü tırnak içine alamadım idare ediniz siz noktalamaları pek sevmezsiniz sevdiğiniz şeyleri de biliyorum onlar ne çok azlar ve ne yazık ki bende de yoklar suçunuza beni de ortak ettiniz hem de siz elinizdeki kılıcı miras bırakıp kaçıp kurtuldunuz yakıştı mı size demiyorum yakıştı tabii size her şey yakışır gitmek de kalmak da kalmak komiktir gitmekse trajik kalanların her nefes alışında canlarının çıkması da trajikomik hadi şimdi yine gidiniz bat dünya bat artık

"şu anda kendini yok etmeye çalışan bir dünyada yaşıyoruz, böyle bir durumda sadece gözlerini kapatıp görmezden gelirsin.."