21 Şubat 2016 Pazar

her şey güzel olacak

zaten öyle olması gerekiyordu şimdiye. yani öyle umut ediyor-du insan içten içe. ben bir güzellik göremiyorum halen. nereye baksam, aynı. bildiğin. ezberlediğin. aklında tuttuğun aynılık. üstüne bir de hesap vermeler eklendi sadece. kendime. ona. buna. şuna. bir de ötekine.

herkese.

sanki kötü olan ne varsa, sen de onun bir parçasıymışsın gibi. sanki her şeyi, ısrarla yanlış yapıyormuş gibi.

kusursuz çemberin üzerinde dolanıp, merkeze bir türlü gelemiyorum. her ne varsa orada, söylenince geri dönülemez gibime geliyor. zaten merkezden köprü yok bu çizgiye.

kelimeler bazen çok tehlikelidir albayım. bazıları söylenmeli. kurallı birleşik cümleler kurulmalı istenmese de. bazıları da kurallı da olsa kuralsız da olsa söylenmemeli. susmak da tehlikelidir ve yasaktır buralarda, konuşmak da.

susmadım da konuşmadım da. öylece kurallı birleşik durdum aslında. yalnızlığa dair ne varsa bir kenara koydum bir de. hatalıydım albayım biliyorum. hangimiz değildik ki? yine de en çok hatayı zamanda buldum. aradığım ne varsa, zannettim ki zamanla buldum. sonra bir baktım. aradığım da yokmuş, aradığımı zannediyormuşum meğer.

bütün meğerleri, oysakileri, sankileri, hepsini. bildiğim ne varsa diyorum, bilmediğim ne varsa. bir kutuya koymalı. üstüne kilit kilit vurmalı. denizin ortasına atmalı. batmalı. batmalı.

ancak o zaman, güzel olan her şeye yeniden başlanabilir belki.

Hiç yorum yok: