17 Nisan 2008 Perşembe

yazılacak notlar dururken..

Chaos Engine oynuyordum ki, az evvel tekrar yanıp kafamı duvara vurunca dışarıdaki hayatın halen devam ettiğini fark ettim (eppur si mouve hesaaabı). Yok yaa, canım acıdı diye bıraktım değil; gözümü kapatınca bataklık canavarları falan geliyor gözümün önüne, artık bir dur demek lazımdı.

Sıkıldım işte bundan da, napayım ben haa, napayım?? Toplamda iki hakkım var zaten, sonra o bataklık canavarlarının attığı güllelerin menzili aşama ilerledikçe artıyor, kurbağaların nereden çıkacağı belli olmuyor, bir yere kadar gelip haklarımı tüketiyorum, yeni hak bulduğumda da oyun otomatik olarak yanımdaki ölen adama veriyor canı. İnsan bir sorar değil mi istiyor musun o adamı diye ki o da zaten birazdan ölecek (gözlüklü ve şişman olan ilk önce gider kuralından), sen bana versene o hakkı arkadaşım..

Üstelik oyunda ilerlerken verdiği parolaları sonradan 'invalid password' diyip reddediyor.. Haydaaa, döndük mü en başa, işin yoksa şimdi kaplumbağa hızında yeniden başla, ben bu adama silahıyla beraber hız katmıştım, yakışıklılık iksiri falan içirmiştim, n'oldu şimdi; elde var sıfır. Oynamıyorum kardeşim, hani sırf ileride şöyle bir diyalog olmasın diye;

-Daha evvel nerelerdeydin sen?
+Bang bang dinleyip bataklık canavarlarıyla savaşıyordum.
-?!
+Navvie'yi seç, yavaş biraz ama elindeki silah süper, sonradan hız da katabiliyorsun zaten..

Sileyim oyunu en iyisi be..

4 yorum:

Adsız dedi ki...

mario kart, en hoşu bu sanırım. (:

solar dedi ki...

bildiğimiz mario mu, hani muslukçu olan:)
eğer o ise, az prenses kurtarmadık zamanında:p

Adsız dedi ki...

bir de, mario'nun araba yarışı bu, enfes. (:

solar dedi ki...

onu hiç oynama şansım olmadı ya:)