20 Mayıs 2009 Çarşamba

çikolata üzerine kısa bir yazı

Yoğun çalışmalarımın ardından (?) Almanları şişmanlatan iki nedeni buldum. Kendileri solda. Bu çikolataları üreten fabrikaları kapatın, sonra bakın obezite mobezite kalıyor mu...

Sağdaki pembe olan bugüne kadar yediğim en güzel çikolatadır. İçinde çilekli yoğurt var. Hayır, zaten çilekli yoğurt dehşet bir lezzet, akıllılık edip bir de çikolatayla birleştirmişler... Bir de coco star çikolatayı hindistan ceviziyle birleştirip devrim yaptı sanıyor. Hem hindistan cevizi sevmem ben, çikolatayla bile olsa. Yer fıstığı da sevmem zaten, bu yüzden snickers da kötü bi tat bence. Kinder'inkiler iyi bak, üstelik içinden oyuncak falan çıkıyor. Kahvenin yanına da Nestle'nin bitterini tek geçerim.

Ama şunlar bir başka ya... Bitene kadar buzdolabından uzakta durmakta fayda var:)

Evet, canım hiç ders çalışmak istemiyor canım günlüg, iyi ki sen halen buralardaymışsın:))

*Başlığı ismini halen yazamadığım yönetmen Krzysztof Kieslowski'nin "Öldürme üzerine kısa bir film"inden uyarladım, emeğe falan saygı.

9 yorum:

Unknown dedi ki...

Almanlar işini biliyor bu konuda gerçekten. Önceden Almanya'dan gelen herkes yanında çikolata getirmez miydi. İlk beyaz çikolata gördüğümde yaşadığım dumuru hatırlıyorum da...


Ama buradan belirtmeliyim ki şekerle yoğurdun herhangi bir birleşimine karşıyım. Ha bir de resimdekini tatmadım ama milkanın da benzer bir çikolatası var. Erişme kolaylığı açısından
=)

Herkese afiyet olsun...

solar dedi ki...

di mi, bu gelenekleri hiç kaybetmemek lazım:)

ooo ben yoğurdun üzerine şeker döküp yerdim küçükken, sonra kafam daha çok çalışmaya başlayınca reçelle karıştırmaya başladım, daha sonra da hazır olanları çıktı zaten:)

tamam yazı amacına ulaşmıştır, demek milka haa, çok sağol:))

etipuf dedi ki...

emeğe saygını yerim ben senin:)))

bizim 'Almancılar' gelince hemen valızlerınde ilk aradığım şey bu çileklı yogurtlu çikolta oluyor..."hem yogurt çilek falan o kadar kalorili de değil" diye kendını de kandırabılıyorsun:)))

etipuf dedi ki...

solarcığım milkanın tadı bu fotograftakiyle aynı değil malesef:))

solar dedi ki...

evet ya, hem lezzetli hem düşük kalorili, bayağı bi avantajlı yani:))

yapma yaaa, şimdi kim gidicek bidaha alamanyalara kadar:(

Büşra dedi ki...

ben geldim, ben geldim:)

yoğurdun üzerine bal döküyor benimki de, benimki!!! ne kadar da mülkiyetçiyim yaaa! yani kuzucuk.

çukulata; severim, arasıra çeker canım, malum zamanlarda, fazla da aramam ama.
lakiiin, kahvenin yanında bitter'e hayır demem, unutmayalım bunu da, imkan olursa birgün tomurcuklu çay ve de bitterli kahve...

solar dedi ki...

hoş geldin canım ablacım:)

o seninki tabii ki de, ben de anneminim mesela, kuzucuklarınız sizin olmaktan dolayı çok mutlu, biliniz:))

ya abiciğimizi askere uğurlayacağız ağustos gibi, sanki ankara olacakmış gibi bi his var içimde nedense:) öyle olmasa bile kısmette vardır inşallah, bir gün mutlaka; çikolatalar benden tomurcuklu çay da senden:)

Büşra dedi ki...

bi asker daha mı?
hayırlısıyla gidip dönsün inşaallah teknik donanımlı ean, (ona böyle demeyi seviyorum nedense)
*
inşaallah yaa, umarım bi Ankara görünür, bi omuz lazım bana ağlayıp ağlayıp anlatacak, anlatıp anlatıp ağlayacak, ne anlatacaksam onu da bilmiyorum ama, bi omuz şart :)
*
bildik efenim, sağolunuz :)

solar dedi ki...

amin amin.. ankara olursa birlikte geliriz ziyaretine inşallah:)

ah uraganım ah, ben ankara'dayken güzel insanlar hep teğet geçmiş hayatıma.. ankara'ya çok kızıyorum, çok üzülüyorum..